Bu Şehir.. UĞUR ÖZTEKE 18 Şubat 2012 Cumartesi 11:13
Bu Şehir.. Bu şehir bu kafalarla marka olamaz Konya hafta başından bu yana sporda, Türkiye’yi değil dünyanın sayılı isimlerini ağırlıyor. Evet evet ne siz yanlış okuyorsunuz ne de biz işi abartıyoruz. Sadede gelmeden önce bilmeyen, duymayan okurlarımız olmuştur diye küçük bir hatırlatma yapalım. Basketbolda Türkiye Kupası maçları şehrimizde yapılıyor. Bugünde final maçı oynanacak. Türkiye’nin en güçlü 8 takımı şehrimizde. Sadece sporcular antrenörler, en ünlü hakemler, tv yöneticileri spor medyası filan değil bu marka kulüplerin yöneticileri eşleri dostları da şehrimizde. Basketbol Federasyonu en üst düzeyde isim isim ve tüm çalışanları yine bizlerle. Devam edeyim mi? O zaman edelim. Basketbolda Dünyanın 1 numarası olarak kabul edilen Amerikalı, ile Dünyanın 2 numaralı ismi Yunanlı eşleri ile şehrimizde. Bu isimler Türk basketbol hakemlerinin en üst düzeydeki isimlerine 4 gün boyunca ders verdiler.. Derslerden kalan zamanlarında da Hz. Mevlana türbesinden Sille’ye şehri geziyorlar, görüyorlar öğreniyorlar. Hamamda yıkanıp gazete kağıdı üzerinde etli ekmek yiyorlar. İşte Spor Bakanı Sayın Suat Kılıç bugün şehrimizde. Hatta üç bakan arkadaşı ile birlikte. Yine bugün şehrimizde spor çalıştayı var. Selçuklu Belediyesi dünya kenti İstanbul’un en modern ilçelerindeki tesislerinden daha güzellerini bugün törenle Selçukluda yaşayanlara açıyor. Spor adına her şey mükemmel değil mi?. Amaaaaaa…. Ama bu iş için kaç kişi ter döküyor, çabalıyor biliyor musunuz? Dahası bu işler görevi olmadığı halde Konya adına çırpınıyorlar? Sıkı durun sayıyorum; Bir. Vali Aydın Nezih Doğan. İki. Selçuklu Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay. Üç. Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan Dört. İş adamı MHK üyesi Alper Arıkoğlu… Ve bazı çalışkan duyarlı o da sayılı bürokratlar ile belirli belediye çalışanları. (Onların çabalarını göz ardı edemeyiz) Gerisi… Gerisi palavra. Onlar “bir dönüm bostan yan gel yat Osman” deyip yatıp fosur fosur uyuyorlar!!!. Kupanın açılış maçı Fenerbahçe ile Anadolu Efes arasında. Maçın biletleri üç gün önceden bitmiş. Davetiye zaten sınırlı sayıda. Ama salonda en az 4 bin kişi var. Bu maçta bile protokolde dişe dokunur üç isim var. Selçuklu Belediye Başkanı Sayın Altay, Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Neyzen Özcan,Mevlana Üniversitesi Rektörü değerli Hocam Prof. Dr. Bahattin Adam. Mesela aradan iki gün geçiyor. Bu kez iki büyük kulübün maçı var. Galatasaray-Beşiktaş karşı karşıya geliyorlar. A protokolde kimler var? Sayalım mı?. Valimiz Sayın Aydın Nezih Doğan, Cumhuriyet Başsavcısı Neyzen Özcan, Selçuklu Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay eşi ve iki çocuğu, Konyaspor Başkanı Ahmet Şan iki kızı ile birlikte… Tabii görevli bürokratlar, Türk, Yunanlı ve Amerikalı basketbol yöneticileri falan filan. Nerede diğer Belediye Başkanlarımız? Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Bey’i bu konuda zaten hepimiz artık iyi tanıyoruz. Başkana muhalefete gerek yok ki? Onun bürütüsleri yeter. Hatta yeter de artar bile. Gelir diye beklemedik bile. Karatay Belediye Başkanı Sayın Hançerli’yi de biliyoruz. Başkanın böyle bir dünyası yok. Ya Meram Belediye Başkanımız Sayın Serdar Kalaycı. Ne yalan söyleyeyim Serdar Başkanda yoktu ve benim için kendisi hayal kırıklığı idi. Sonuçta şehrimizde ki bir dünya organizasyonunda yerel yönetim bazında bizi yöneten 4 isimden üçü işin mutfağından geçtim vitrininde bile yoklar. !!! Haa bakın Türk Basketbol kamuoyunun ısrarla aradığı hatta “Geldiler mi?” diye birbirlerine sordukları diğer isimler bugün kesin final maçında olacaklar. Çünkü kürüm kürüm bakanlar, üst düzey bürokratlar, vekiller bu maça gelecekler. Çünkü burasının vitrin olduğunu onlar çok iyi biliyorlar. Hadi isterseniz gene gelmeyin. Nasıl olsa bugün o salon ana baba günü olacak. Kimsede sizi aramayacak(!). Bakın Beyler Allah nasıp ederse Pazartesi gününe bir yazı yazacağım. O yazı yazmamak için bir haftadır kendimle mücadele ediyorum. İnşallah yazmaya yazacağımda, fazla kırıp dökmemek için karnımın şişinin biraz daha inmesini bekliyorum. Ama birileri artık şunu öğrensin. Mevlana demekle, etli ekmek yemekle dünya kenti olunmuyor. Olunmazda. Olunmayacakta. Sizde şunu çok iyi biliyorsunuz ki vatandaş oyunu size değil Sayın Başbakanımıza veriyor. Bizi kandırıyorsunuz. Kendinizi kandırıyorsunuz. Ama tarih bugüne kadar her acı gerçeği yazdığı gibi bunları da yazacak. İnşallah o zamanlarda da bir dükkanda filan sizlerle şöyle ayak üstü karşılaşıveririz.