İKİ KONU İKİ AYRI BAŞLIK: Mustafa ÜLKER mustafaulker42@gmail.com23 Kasım 2011 Çarşamba 15:18
İKİ KONU İKİ AYRI BAŞLIK:
Sevgili dostlar, yazımızı hazırlarken zaman zaman gündeme ilişkin fikirlerimizi yazıyor bazen de gönlümüzün gündemininde oluşan kanaatleri, okuyucularımız ile paylaşıyoruz. Bu sefer iki ayrı gündem maddesini yazma gereği duyduk. Ve iki başlıkla konulara kısaca değinelim istedik. Gündem 1-Meslek Odaları mı daha faydalı, STK ‘lar mı Topluma Daha Faydalı? Konya il koordinasyon kurulunun üyeleri Konya valisini ziyarete giderek 26-27 Kasım 2011 tarihinde Konya da yapılacak 1. Kent Konseyi Sempozyumu hakkında Sayın Konya valisini bilgilendirmişler.Vesselam Sayın vali ise yapılan ziyaretten duyduğu memnuniyeti belirterek meslek odalarının etkin bir şekilde faaliyetlerini sürdürmelerinin önemli olduğunu bildirmiş.vs. Konya da Ticaret Odası ve Sanayi Odası haricinde hangi odalar bulundukları kente bir şeyler katarak katma değer sağlamışlardır.Oda aidatı almak dışında veya idare heyetinin duygularını berhava edeceği ve dahası şarz edileceği bir makam olmaktan öte….v.s Ya STK (Sivil Toplum Kuruluşları) Tek büyük farkı daha içten,daha ruhi ve daha amatörce ama daha samimi olduğundan şüphe yok.En azından toplanması gerekli aidatları bile gönül rızası ile yapılmakta. Makam sahipleri yaptıkları masrafları bile üyelerinden zorla tahsil etme yoluna gitmez dahası kendi cebinden harcadıkları malumumuzdur. Sevgili dostlar bence bu konu geniş bir perspektiften ele alınmalı ve tartışmaya başlanılmalı. Mesela Van depreminde, depremzedelere kim daha çok sahip çıktı. STK lar mı? Meslek odaları mı? * * * * * Gündem 2:CHP ve Dersim İle başlayan Türkiye Geçmişinin Gerçekleri. Sevgili dostlar yazımızın ikinci bölümün de ise Türkiye‘nin gündemine ilişkin düşüncelerimizi değerlendiriyoruz kısa, öz bir paragraf ile konuya dâhil olmak istedik. Cümle şu; Eğer CHP, Dersim olaylarının aydınlatılması ve yaşanan gerçeklerin bir daha olmaması için taahhütte bulunursa, Kurulması muhtemel araştırma komisyonlarına destek olur ise başta Kılıçdaroğlu olmak üzere şimdiki CHP üst yönetimi artık tam anlamı ile Türkiye siyasetinde yerini alacaktır. Eğer bu gibi derin konuların toplum nezdinde tartışılmasına ve aydınlatılmasında, kendisi için biçilen görevi yerine getiremez ise sınıfta kalacaklardır. Ta ki CHP kendine yeni bir Genel başkan buluncaya kadar bu böyle devam edecektir. Sayın Kılıçdaroğlu ve CHP kendi içlerinde derinleşmiş bir imtihandan geçmektedir. Kendilerine bu riski alabilecek kadar güveniyorlarsa, bu çetin sürece yardımcı olmalı Türkiye halklarını aydınlatmalı. Nasıl ki Tayyip Erdoğan ve arkadaşları geçmişlerini inkâr etmeden geliştiklerini tüm Dünya’ya gösterme cesaretini göstermişler ise Kemal Kılıçdaroğlu da aynı beceriyi yapabilmeli. Vesselam. Saygılarımla