Çocuklara Pandemi Sürecini Nasıl Anlatmalıyız?
Dünya genelinde yaygınlaşan ve ‘pandemi’ olarak kabul edilen koronavirüse karşı herkes
endişeli. İstanbul Rumeli Üniversitesinin Uygulama Hastanesi olan REYAP Hastanesinde
görev yapan Uzman Klinik Psikolog Elif Gökçe TEZEL çocukları korkutmadan ve onların ruh
sağlığını bozmadan bu durumu onlara nasıl anlatmamız gerektiğini detayları ile aktardı.
Çin’de ortaya çıkan ve kolaylıkla yayılan COVİD-19’u birçok ülke ile ortaklaşa paylaşmak ve
pandemi sürecine girmek kaçınılmaz bir sondu diyen Uzman Klinik Psikolog Elif Gökçe TEZEL;
‘’Pandemi sürecini psikolojik olarak sağlıklı yaşamak; olayı görmezden gelmek, riskleri
azımsamak ve çocuğa kaçamak cevaplar vermek değildir. Süreci sağlıklı yaşamak gerçekliği
görmek, size yaşattığı duyguları kabul etmek ve bununla baş etme yöntemleri bulmaktır.
Unutmayın kendiniz ile ne kadar iyi bağ kurarsanız, çocuğunuzun duygularını o kadar iyi
anlarsınız. Bu nedenle ilk önce bu sürecin sizin üzerinizdeki etkilerini çözümleyin ve daha sonra
çocuklarınızın sizlerle iletişim kurmasından kaçınmayın. Çocukların anlayamadığı ve zihninde
somutlaştıramadığı soruları büyük bir sabır ve şefkatle yanıtlandırmaya çalışın. Ebeveynler için
şefkat ve sabır bu sürecin iki anahtar kelimesi olacaktır’’ ifadelerini kullandı.
Tezel, ebeveynlerin çocuklara özellikle okul öncesi çocuklara bu süreci nasıl anlatmaları
gerektiğini ise şöyle sıraladı:
‘’3-5 yaş aralığında çocuklar haberlerden etkilenebilir, bu zarar görme endişelerini farkında
olmadan tetikleyebilir. Bu nedenle kendisini güvende hissetmek için sizlere bağımlılık duyabilirler.
Bu anormal bir ihtiyaç değildir. Onlara güvende hissettirmek, duygularını açmasına izin vermek
önemlidir. Bunu yaparken onların göz seviyesine inmek, sakin ve yumuşak bir ses tonuyla
anlayabileceği cümleler kurmak, her zaman onlarla ilgileneceğinizi ve ilgilenmeye devam
edeceğinizi ifade etmek, günlük rutinlerine uymak ve zarar görme endişesini yansıtacağı oyunlara
alan açıp, onların kontrol ettiği oyunları oynamak etkili olacaktır. Çocuğun zihninde virüsü
somutlaştırmak için öyküler, resimler, çocuklar için yapılmış uygun videolardan da
yararlanabilirsiniz. Ancak bu konu hakkında konuşmak istemedikleri ya da hazır hissetmedikleri
sürece konuşmaya zorlamamalı, gereksiz kaygılanmalarına sebebiyet vermemelisiniz. Uyku
saatleri, ev içi aktiviteleri, yemek yeme saatleri gibi planlamalar yapıp bu rutinlere uymak hem
sizlere iyi gelecek hem de çocuklara bir şeylerin yolunda gittiği mesajını verecektir’’
‘’6-11 yaş aralığında çocuklar ise bu süreçte yine zarar görmeye dair endişeler yaşayacağı gibi,
bu endişelerin sonucu olarak dikkat problemleri, agresyon, erken dönem çocukluğa gerileme gibi
sorunlar gösterebilirler. Ancak okul öncesi çocuklarına göre dil kapasiteleri ve duyguları ifade
yetenekleri daha gelişmiş olacağından, bu yaş grubunda çocuklarınıza sorular sorabilir, neyin
endişelendirdiğini, ne yapabileceğinizi konuşabilirsiniz. Duyguları hakkında konuşmak
duygularının sizin tarafınızdan normal olarak algılandığını bilmek bile onlara iyi gelecektir.
Çocuklarınızla normalden fazla zaman geçirip; eğlenceli aktivitelerle zihinlerini boşaltmasına katkı
sağlayabilirsiniz. Bu yaşlarda çocuklar arkadaş ilişkilerine de önem verirler. Bunun dışında kendi
yaş grubunda bireylerinde iyi hali, dış çevrede bir şeylerin yolunda gittiği mesajını verecektir.
Bunun için arkadaşlarıyla online görüşmeler yapmalarını destekleyebilirsiniz. Yine diğer yaş
gruplarında olduğu gibi, resimlerle duygu ifadesine olanak sağlayabilir, duygularını ifade
edebilecekleri yazılar yazabilirler. Hatta çocuğunuzla internetten uzmanlar tarafından geliştirilmiş
pandemi sürecine dair etkinlikler indirip bunları yapabilirsiniz.’’
Bu öneriler doğrultusunda hareket ettiğinizde, kendi kişisel rutininiz, ev içi hijyen ve
davranışlarınızla onlara örnek olacak şekilde davrandığınızda endişelerin hafiflemesi
beklenmektedir.Uzman Klinik Psikolog Elif Gökçe TEZEL ‘’ Ancak tüm bu davranışlarınıza
rağmen sorunlar çözülmüyorsa, çocuğunuz öncesinden beri strese karşı daha hassas bir birey
ise ya da bu süreçten daha yoğun etkilenecek bir grupta ise örneğin sağlık çalışanı ya da covid-
19 pozitif yakını olmak gibi, bu durumda online olarak profesyonel yardım almayı düşünebilirsiniz’’
ifadelerini kullandı.
İstanbul Rumeli Üniversitesi Hakkında:
İstanbul Rumeli Üniversitesi, 23 Nisan 2015 tarihinde İstanbul’da kurulan bir vakıf üniversitesidir.
Toplumun ihtiyacı olan bilim insanlarını ülkeye kazandırmak; bilgili, çağdaş, donanımlı, deneyimli,
topluma yararlı, araştırmacı gençler yetiştirmeyi hedefleyen bir yüksek eğitim kurumu ve
mükemmeliyet merkezi olma amacını taşımaktadır. İstanbul Rumeli Üniversitesi 2019-2020 eğitim
öğretim yılında 4 Fakültede 13 Bölüm, 1 Yüksekokul, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokuluna bağlı 14
Program, Meslek Yüksekokuluna bağlı 11 Program, Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Fen Bilimleri
Enstitüsüne bağlı 2 bölümde eğitim vermektedir. 2020- 2021 eğitim öğretim yılında Tıp Fakültesi ve
Hukuk Fakültesi’nin açılması planlanmaktadır.