Dil ve Konuşma Terapistleri, hastalar için umut oluyor
15.04.2025 - 22:58 | Son Güncelleme: 2025-04-15 23:06
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, nörodejeneratif hastalıklarda dil ve konuşma terapistlerinin hastalar için öneminden bahsetti.

Nörodejeneratif hastalıklarda Dil ve Konuşma Terapistleri, hastalar için umut oluyor 

Parkinson, Alzheimer, ALS ve Huntington hastalığı gibi nörodejeneratif hastalıkların, yalnızca fiziksel yetileri olumsuz etkilemediğini belirten uzmanlar, dil, iletişim ve yutma becerilerinin de etkilenebildiğini söylüyor.

Dil ve konuşma terapistlerinin bu süreçte kritik bir rol üstlendiğini aktaran Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, “Amaç, bireyin bağımsızlığını ve yaşam kalitesini mümkün olan en uzun süre boyunca korumaktır.” dedi. Terapistlerin, alternatif iletişim yöntemleri ve ses terapisiyle hastaların sosyal hayattan kopmasını önlerken, yutma güçlüğü (disfaji) yaşayan bireyler için güvenli beslenme stratejileri geliştirdiklerini dile getiren Anuş Tahmincioğlu, özellikle erken müdahalenin, iletişim ve yutma yetilerini korumada büyük bir avantaj sağladığına vurgu yaptı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, nörodejeneratif hastalıklarda dil ve konuşma terapistlerinin hastalar için öneminden bahsetti.

Dil ve konuşma terapistleri hastaların yaşamlarında kritik bir rol oynuyor

Nörodejeneratif hastalıkların, bireylerin yaşam kalitesini derinden etkileyen, ilerleyici bir seyir gösteren rahatsızlıklar olarak dikkat çektiğini ifade eden Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, “Parkinson, Alzheimer, ALS ve Huntington hastalığı gibi bu gruba dahil olan hastalıklar, bireylerin sadece fiziksel yetilerini değil, aynı zamanda dil, iletişim ve yutma becerilerini de etkiler. Bu noktada dil ve konuşma terapistleri (DKT), hastaların yaşamlarında kritik bir rol oynar.” dedi.

Dil ve konuşma terapistlerinin, nörodejeneratif hastalıklardan etkilenen bireylerin dil, konuşma, ses ve yutma sorunlarını değerlendirerek bu sorunlara yönelik kişiselleştirilmiş müdahaleler geliştirdiklerini aktaran Anuş Tahmincioğlu, “Amaç, hastalığın ilerlemesini durdurmak olmasa da bireyin bağımsızlığını ve yaşam kalitesini mümkün olan en uzun süre boyunca korumaktır.” açıklamasını yaptı.

  • Beğen
YORUM YAZIN