Konya’da Dayanışma Yürüyüşü
12.03.2026 - 13:43 | Son Güncelleme: 2026-03-12 13:46
Milli Görüşçü Kuruluşlar (MİLKO), Konya da İran destek için Tüm mazlumlarla dayanışma Yürüyüşü gerçekleştirdi.

Konya’da Dayanışma Yürüyüşü

Milli Görüşçü Kuruluşlar (MİLKO), Konya da İran destek için Tüm mazlumlarla dayanışma

Yürüyüşü gerçekleştirdi. Yürüyüş Kültürpark Meydanı’nda başlayıp Gedavet Meydanında

yapılan basın açıklaması ile sona erdi. Basın Açıklamasını TEKDER Konya (Teknik

Elemanlar Derneği) Başkan Yardımcısı Talha Saydam Yaptı. Saydam Yaptığı açıklamada

“Büyük Ortadoğu Projesi adı altında Büyük İsrail’i kurmak için her gün yeni bir canilik ve

vahşetin peşinde koşan bu alçaklar, bu Ramazan’da da İran’ı hedef almıştır ve saldırıları tüm

İslam beldelerinde doğrudan veya dolaylı şekilde kesintisiz olarak devam etmektedir.” Dedi

Basın Açıklamasına  Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, Esnaf ve

Saanatkarlar Dernegi (ESDER) Konya Şube Başkanı Latif Işık, Şuurlu Öğretmenler Derneği

(ÖĞDER) Konya Şube Başkanı Yavuz Aydın, Din Görevlileri Birliği Derneği (DİNBİRDER)

Şube Başkanı Abidin Yalman, CANSUYU Derneği Başkanı İsmail Tozan, Anadolu Engelliler

Birliği Konya Başkanı Kerim Şenel ve çok sayıda Konyalı vatandaş katıldı.

 

BASIN AÇIKLAMASINI TEKDER KONYA (TEKNİK ELEMANLAR DERNEĞİ) BAŞKAN

YARDIMCISI TALHA SAYDAM GERÇEKLEŞTİRDİ.

SİYONİST İSRAİL VE ABD’NİN İRAN SALDIRILARINA YÖNELİK

Siyonist İsrail ve ABD’nin yıllardır sürdüre geldiği “mübarek Ramazan ayında İslam beldesi

işgal projesi” bu yıl da devam etmektedir. Büyük Ortadoğu Projesi adı altında Büyük İsrail’i

kurmak için her gün yeni bir canilik ve vahşetin peşinde koşan bu alçaklar, bu Ramazan’da

da İran’ı hedef almıştır ve saldırıları tüm İslam beldelerinde doğrudan veya dolaylı şekilde

kesintisiz olarak devam etmektedir. İran’a yapılan bu saldırılarda içlerinde masum 170’ten

fazla kız çocuğunun da olduğu 1000’i aşkın sivil haksız bir şekilde öldürülmüştür. İsrail ve

ABD saldırılarının, özellikle askerî birlikleri veya üsleri değil, sivil halkı hedef aldığı gerçeği,

sivil yerleşim yerlerine yapılan saldırılardan anlaşılmaktadır.

Diplomasi masası adı altında komşu ve kardeş devlet İran’ı müzakereye davet ile maruz

bırakmaya çalıştıkları işgal girişimi insanlık dışı boyutlara ulaşmış ve çocuk/yaşlı/sivil ayırt

etmeksizin katliama dönüşmüştür. Dünya bu vesileyle bir kez daha “uluslararası hukuk”

denilen kavramın sadece kitaplarda yazılı kaldığına ve emperyalist devletlerin keyfî icraatları

söz konusu olduğunda unutulduğuna tanıklık etmiştir.

İsrail’in, ABD’yi de fiilen ortak ederek başlattığı hukuk dışı saldırılar sadece İran’la da sınırlı

kalmamıştır. Üç koldan hem İran’da hem Lübnan’da hem de Gazze’de sivillerin katliamı eş

zamanlı devam etmektedir. İsrail’in ısrarla uyguladığı korsan devlet terörünün bölgenin

huzurunu tamamen yok ettiği ve kendi sinsi ve sapkın emellerine adım adım yaklaştıkları

görülmektedir. Buna mukabil İslam ülkelerinin ABD taşeronluğunu ve kuklalığını derhâl terk

edip İslam Birliğini hatırlamaları gerekmektedir. Ülkemizin de içinde bulunduğu bu acı durum

bizleri derinden yaralamakta ve bize Irak’ın işgalini hatırlatmaktadır. Acilen ve derhâl Kürecik,

İncirlik ve diğer ABD-NATO üsleri şanlı ordumuzun kontrolüne geçmeli, ne idüğü belirsiz çifte

vatandaş İsrail askerleri ülkemizden def edilmelidir.

Rahmetli liderimiz Necmettin Erbakan hocamızın İran ile ilişkilere ve İslam birliğine verdiği

önem ortadadır, Siyonist saldırıların boyutlarının nerelere evrileceği konusundaki öngörüleri

hâlen zihinlerimizdedir. Feraset ve basiret ile ortaya koyduğu tespit ve teşhisler tüm bölge

halklarının kulaklarında küpe olmalıdır. İslam Birliği sağlanmadan dünyaya huzur hâkim

 

olamayacağı açıktır. Müslüman halkların ihtilaflar ile zaman kaybetme lüksünün olmadığı ve

derhâl kenetlenmek zorunda oldukları aşikârdır.

Gözünü karartmış olan ABD, hiçbir uluslararası kuruluşu dikkate almadığını, hiçbir evrensel

hukuk normunu kale almadığını, hiçbir temel hak ve hürriyeti önemsemediğini net bir şekilde

ortaya sermiştir. ABD ve İsrail kendi menfaatleri doğrultusunda, İslam coğrafyasındaki pek

çok ülkenin üslerini kullanarak İran’a saldırmaktadır. İslam ülkelerinin yöneticileri ise sivilleri

hedef alan azgın işgalci saldırılarını değil, bunlara mukabelede bulunulmasını kınamayı

tercih etmekte ve Siyonistlerle iş birliğine devam etmektedirler.

Trump ve iş birlikçilerini lanetliyoruz. İslam’ın izzetini unutup emperyalist güce boyun eğmek

Müslümanları felaha erdirmeyecek; bilakis helake sürükleyecektir. Bunu buradan tekrar

hatırlatıyoruz.

Trump ve Netenyahu’nun işgal etmeye çalıştıkları toprakların İslam beldesi olduğu

unutulmamalıdır. İran bizim en eski sınır komşumuzdur ve en uzun süreli barış iklimine taraf

olduğumuz bir devlettir. Tüm dünya Gazze’deki katliamı seyrederken İran’ın Hamas’a ve

Filistin halkına sağladığı lojistik destek akıllarımızdan çıkmamalıdır.

Bölgede huzur ve nizamı yok ederek tüm insanlığı kendine köle yapma peşinde olan ve

Büyük İsrail’i kurmak için her türlü insanlık dışı eylemi, katliamı gerçekleştirmekten geri

durmayan Siyonist ikilinin tezgâhladığı planlara ve saldırılara alet olmaktan dikkatle

sakınmalıyız. Ülke içinde ve dışında oluşturulmaya çalışılan fitne ve kışkırtma teşebbüslerine

prim vermemeliyiz. Müslümanlar kendi meselelerini aralarında çözebilecek kudrete sahiptirler

ve emperyalist/Siyonist ittifakların nifaklarına boyun eğmemelidirler.

ABD ve İsrail bu süreçte sinsi tezgâhlarla ve provokatif saldırılarla Türkiye’yi ve İran’a komşu

devletleri cepheye sürmeye, savaşa dâhil etmeye çalışacaktır; bu oyunlara karşı uyanık

olmalıyız.

Feraset sahibi her bir Müslüman, meselenin aslında nükleer tehdit, kadınlara özgürlük

getirme meselesi olmadığını görebilmektedir. Aslında bu savaşın İslam’ı ve Müslümanları yok

etme savaşı olduğunu, yaptıkları saldırının hemen ardından Peygamber Efendimiz’e dil

uzatma cüretinde bulunarak ortaya koymuşlardır.

Bizler Millî Görüşçüler olarak gerek ülke içinde gerekse uluslararası platformlarda mazlumun

yanında, zalimin ise karşısında olduğumuzu her yönüyle ortaya koymaya devam edeceğiz.

İnsanın sadece ve sadece insan olması sebebiyle doğuştan ve doğal olarak sahibi olduğu

bütün temel hakların ve hürriyetlerin her bir Müslüman kardeşimizi de kapsadığını bütün

dünyaya hatırlatmaya devam edeceğiz. Milletlerarası hukukun derhâl hayata geçirilmesini ve

ülkelerin bağımsızlığına dış müdahalelerin engellenmesini savunmaya devam edeceğiz.

Müslüman halkların yaşadığı devletlerin vakit kaybetmeden sürece el koyarak azgın

emperyalist işgalcileri bu topraklardan defetmelerini telkin edeceğiz.

ABD ve İsrail’in hukuksuz saldırılarına insanlığımızın gereği olarak her daim karşı

duracağımızı bir kez daha kararlılıkla haykırıyoruz. İran’daki, Gazze’deki, Lübnan’daki ve

Doğu Türkistan’daki şehitlerimizi rahmetle anıyor, cephelerde direniş ruhunu ayakta tutan

tüm Müslümanlara Allah’tan güç ve zafer niyaz ediyoruz.

  • Beğen
YORUM YAZIN