Konya’da Dayanışma Yürüyüşü
Milli Görüşçü Kuruluşlar (MİLKO), Konya da İran destek için Tüm mazlumlarla dayanışma
Yürüyüşü gerçekleştirdi. Yürüyüş Kültürpark Meydanı’nda başlayıp Gedavet Meydanında
yapılan basın açıklaması ile sona erdi. Basın Açıklamasını TEKDER Konya (Teknik
Elemanlar Derneği) Başkan Yardımcısı Talha Saydam Yaptı. Saydam Yaptığı açıklamada
“Büyük Ortadoğu Projesi adı altında Büyük İsrail’i kurmak için her gün yeni bir canilik ve
vahşetin peşinde koşan bu alçaklar, bu Ramazan’da da İran’ı hedef almıştır ve saldırıları tüm
İslam beldelerinde doğrudan veya dolaylı şekilde kesintisiz olarak devam etmektedir.” Dedi
Basın Açıklamasına Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, Esnaf ve
Saanatkarlar Dernegi (ESDER) Konya Şube Başkanı Latif Işık, Şuurlu Öğretmenler Derneği
(ÖĞDER) Konya Şube Başkanı Yavuz Aydın, Din Görevlileri Birliği Derneği (DİNBİRDER)
Şube Başkanı Abidin Yalman, CANSUYU Derneği Başkanı İsmail Tozan, Anadolu Engelliler
Birliği Konya Başkanı Kerim Şenel ve çok sayıda Konyalı vatandaş katıldı.
BASIN AÇIKLAMASINI TEKDER KONYA (TEKNİK ELEMANLAR DERNEĞİ) BAŞKAN
YARDIMCISI TALHA SAYDAM GERÇEKLEŞTİRDİ.
SİYONİST İSRAİL VE ABD’NİN İRAN SALDIRILARINA YÖNELİK
Siyonist İsrail ve ABD’nin yıllardır sürdüre geldiği “mübarek Ramazan ayında İslam beldesi
işgal projesi” bu yıl da devam etmektedir. Büyük Ortadoğu Projesi adı altında Büyük İsrail’i
kurmak için her gün yeni bir canilik ve vahşetin peşinde koşan bu alçaklar, bu Ramazan’da
da İran’ı hedef almıştır ve saldırıları tüm İslam beldelerinde doğrudan veya dolaylı şekilde
kesintisiz olarak devam etmektedir. İran’a yapılan bu saldırılarda içlerinde masum 170’ten
fazla kız çocuğunun da olduğu 1000’i aşkın sivil haksız bir şekilde öldürülmüştür. İsrail ve
ABD saldırılarının, özellikle askerî birlikleri veya üsleri değil, sivil halkı hedef aldığı gerçeği,
sivil yerleşim yerlerine yapılan saldırılardan anlaşılmaktadır.
Diplomasi masası adı altında komşu ve kardeş devlet İran’ı müzakereye davet ile maruz
bırakmaya çalıştıkları işgal girişimi insanlık dışı boyutlara ulaşmış ve çocuk/yaşlı/sivil ayırt
etmeksizin katliama dönüşmüştür. Dünya bu vesileyle bir kez daha “uluslararası hukuk”
denilen kavramın sadece kitaplarda yazılı kaldığına ve emperyalist devletlerin keyfî icraatları
söz konusu olduğunda unutulduğuna tanıklık etmiştir.
İsrail’in, ABD’yi de fiilen ortak ederek başlattığı hukuk dışı saldırılar sadece İran’la da sınırlı
kalmamıştır. Üç koldan hem İran’da hem Lübnan’da hem de Gazze’de sivillerin katliamı eş
zamanlı devam etmektedir. İsrail’in ısrarla uyguladığı korsan devlet terörünün bölgenin
huzurunu tamamen yok ettiği ve kendi sinsi ve sapkın emellerine adım adım yaklaştıkları
görülmektedir. Buna mukabil İslam ülkelerinin ABD taşeronluğunu ve kuklalığını derhâl terk
edip İslam Birliğini hatırlamaları gerekmektedir. Ülkemizin de içinde bulunduğu bu acı durum
bizleri derinden yaralamakta ve bize Irak’ın işgalini hatırlatmaktadır. Acilen ve derhâl Kürecik,
İncirlik ve diğer ABD-NATO üsleri şanlı ordumuzun kontrolüne geçmeli, ne idüğü belirsiz çifte
vatandaş İsrail askerleri ülkemizden def edilmelidir.
Rahmetli liderimiz Necmettin Erbakan hocamızın İran ile ilişkilere ve İslam birliğine verdiği
önem ortadadır, Siyonist saldırıların boyutlarının nerelere evrileceği konusundaki öngörüleri
hâlen zihinlerimizdedir. Feraset ve basiret ile ortaya koyduğu tespit ve teşhisler tüm bölge
halklarının kulaklarında küpe olmalıdır. İslam Birliği sağlanmadan dünyaya huzur hâkim
olamayacağı açıktır. Müslüman halkların ihtilaflar ile zaman kaybetme lüksünün olmadığı ve
derhâl kenetlenmek zorunda oldukları aşikârdır.
Gözünü karartmış olan ABD, hiçbir uluslararası kuruluşu dikkate almadığını, hiçbir evrensel
hukuk normunu kale almadığını, hiçbir temel hak ve hürriyeti önemsemediğini net bir şekilde
ortaya sermiştir. ABD ve İsrail kendi menfaatleri doğrultusunda, İslam coğrafyasındaki pek
çok ülkenin üslerini kullanarak İran’a saldırmaktadır. İslam ülkelerinin yöneticileri ise sivilleri
hedef alan azgın işgalci saldırılarını değil, bunlara mukabelede bulunulmasını kınamayı
tercih etmekte ve Siyonistlerle iş birliğine devam etmektedirler.
Trump ve iş birlikçilerini lanetliyoruz. İslam’ın izzetini unutup emperyalist güce boyun eğmek
Müslümanları felaha erdirmeyecek; bilakis helake sürükleyecektir. Bunu buradan tekrar
hatırlatıyoruz.
Trump ve Netenyahu’nun işgal etmeye çalıştıkları toprakların İslam beldesi olduğu
unutulmamalıdır. İran bizim en eski sınır komşumuzdur ve en uzun süreli barış iklimine taraf
olduğumuz bir devlettir. Tüm dünya Gazze’deki katliamı seyrederken İran’ın Hamas’a ve
Filistin halkına sağladığı lojistik destek akıllarımızdan çıkmamalıdır.
Bölgede huzur ve nizamı yok ederek tüm insanlığı kendine köle yapma peşinde olan ve
Büyük İsrail’i kurmak için her türlü insanlık dışı eylemi, katliamı gerçekleştirmekten geri
durmayan Siyonist ikilinin tezgâhladığı planlara ve saldırılara alet olmaktan dikkatle
sakınmalıyız. Ülke içinde ve dışında oluşturulmaya çalışılan fitne ve kışkırtma teşebbüslerine
prim vermemeliyiz. Müslümanlar kendi meselelerini aralarında çözebilecek kudrete sahiptirler
ve emperyalist/Siyonist ittifakların nifaklarına boyun eğmemelidirler.
ABD ve İsrail bu süreçte sinsi tezgâhlarla ve provokatif saldırılarla Türkiye’yi ve İran’a komşu
devletleri cepheye sürmeye, savaşa dâhil etmeye çalışacaktır; bu oyunlara karşı uyanık
olmalıyız.
Feraset sahibi her bir Müslüman, meselenin aslında nükleer tehdit, kadınlara özgürlük
getirme meselesi olmadığını görebilmektedir. Aslında bu savaşın İslam’ı ve Müslümanları yok
etme savaşı olduğunu, yaptıkları saldırının hemen ardından Peygamber Efendimiz’e dil
uzatma cüretinde bulunarak ortaya koymuşlardır.
Bizler Millî Görüşçüler olarak gerek ülke içinde gerekse uluslararası platformlarda mazlumun
yanında, zalimin ise karşısında olduğumuzu her yönüyle ortaya koymaya devam edeceğiz.
İnsanın sadece ve sadece insan olması sebebiyle doğuştan ve doğal olarak sahibi olduğu
bütün temel hakların ve hürriyetlerin her bir Müslüman kardeşimizi de kapsadığını bütün
dünyaya hatırlatmaya devam edeceğiz. Milletlerarası hukukun derhâl hayata geçirilmesini ve
ülkelerin bağımsızlığına dış müdahalelerin engellenmesini savunmaya devam edeceğiz.
Müslüman halkların yaşadığı devletlerin vakit kaybetmeden sürece el koyarak azgın
emperyalist işgalcileri bu topraklardan defetmelerini telkin edeceğiz.
ABD ve İsrail’in hukuksuz saldırılarına insanlığımızın gereği olarak her daim karşı
duracağımızı bir kez daha kararlılıkla haykırıyoruz. İran’daki, Gazze’deki, Lübnan’daki ve
Doğu Türkistan’daki şehitlerimizi rahmetle anıyor, cephelerde direniş ruhunu ayakta tutan
tüm Müslümanlara Allah’tan güç ve zafer niyaz ediyoruz.