Öğretmenlik Sadece Meslek Değil
05.04.2026 - 9:58 | Son Güncelleme: 2026-04-05 10:04
Ahmet Öksüz: Öğretmenlik Sadece Meslek Değil, Bir Gönül İşidir

Ahmet Öksüz: Öğretmenlik Sadece Meslek Değil, Bir Gönül İşidir

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi tarafından düzenlenen “Konyalı Onlar” Perşembe

sohbetlerinin bu yıl yapılan ilk programında eğitimci ve siyasetçi Ahmet Öksüz konuk edildi. Karatay

Belediyesi desteği ile TYB Konya Şubesi D. Mehmet Doğan Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen ve

Mustafa Güden düzenleyiciliğinde sunulan programa çok sayıda yazar, akademisyen ve davetli

katılırken ayrıca sosyal medya üzerinden canlı yayınlandı. Programda Ahmet Öksüz’ün eğitimcilik

yılları, siyasi kariyeri ve Konya’ya dair hizmetleri derinlemesine konuşuldu.

 

Köseoğlu:;Yazarlar Birliği’nin Diğer Adı Vefadır

TYB Konya Şubesi’nin yılın ilk salon programı vesilesiyle açılış konuşmasını gerçekleştiren Şube

Başkanı Ahmet Köseoğlu, Türkiye Yazarlar Birliği’nin misyonunu kavramı üzerine kurduklarını

belirterek, şehre hizmet etmiş değerlerin hayattayken onurlandırılması gerektiğini vurguladı.

Konya’nın idari ve kültürel hafızasını kayıt altına almayı görev edindiklerini ifade eden Köseoğlu,

Ahmet Öksüz’ün hem eğitimci hem de başkan sıfatıyla şehir üzerindeki emeğine dikkat çekerek şu

ifadelere yer verdi:

Yaklaşık 3 yıldır bu vefa programlarını yapıyoruz. Bu programlar aslında bir şehre kayıt düşme

anlamında büyük önem taşıyor. Çünkü sokağa çıkıp sorsalar, Ahmet Başkanımızdan sonraki birkaç

başkanı dahi hatırlayabilecek gençlik pek yok denecek kadar az. Şehirlere hayırlı güzel hizmetleri

yapan insanları unutmamamız gerekir ki her vefa gösteren vefa bulsun. Biz bin yıldır şifahi kültürü

sürdüren bir topluluğuz fakat yazılı kültürümüz zayıf. Dolayısıyla bu konuşulanların canlı yayınlanması,

dijitalde kayda geçmesi, yazıya dökülmesi ve kitaplaşması bizim için tarihi bir sorumluluktur. İyi ki

geldiniz, hoş geldiniz

Konuşmasına toplantının içeriğine dair bilgilendirme yaparak başlayan Ahmet Öksüz, yapacağı

sunumu dinleyicileri sıkmadan üç ana bölüme ayırdığını ifade etti. Öksüz, Konya’nın yakın tarihine ışık

tutan bu bölümleri; Ticaret Lisesi yılları, Konya Büyükşehir Belediyesi’ndeki görev süreci ve

Konyaspor olarak sıraladı.

Eğitimde Pratik Çözümler ve Öğrenci Odaklı Yaklaşım: Müfredatın Mağduriyetini İnisiyatifle Aştık

Öğretmenliğinin ilk yıllarında Konya Ticaret Lisesi’nde yaşadığı sınav komisyonu anılarını paylaşan

Ahmet Öksüz, bürokrasinin öğrenciler üzerinde yarattığı mağduriyetlere karşı geliştirdiği ilginç

çözümleri anlattı. Müfredattan kaldırıldığı halde mezuniyet için zorunlu tutulan Stenografi (Steno)

dersi nedeniyle 67 öğrencinin diploma alamadığını fark eden Öksüz, bu trajikomik durumu kendi

inisiyatifiyle çözüme kavuşturduğunu belirtti.

Steno Sınavında "Yazılmamış; Kurallar

Kaldırılan bir dersin sınavını yapmanın mantıksızlığına değinen Öksüz, öğrencilerinin iş hayatına

atılmasının önündeki bu engeli nasıl kaldırdığını şu sözlerle ifade etti:

;Kaldırılmış olan dersten biz öğrencileri mesul tutuyoruz. Öğrenci o dersi vermediği müddette

diploma alamıyor, maaş farkını alamıyor. Tahtaya soruları yazdım, cevaplarını da yanına ekledim.

Çocuklara dedim ki; Size bunları yazdım, cevaplarını da vereceğim ama 7 almak yok. 4 veya 4,5

razıysanız haber verin. 15 dakika içinde 67 kişiyi mezun ettik. Kalkmış bir dersin imtihanını yapmak

kadar ters bir şey olmaz; o çocukların muaf tutulması lazımdı.

 

Not Takdirinde Adalet ve Vicdan Dengesi

Bir diğer anısında ise Ticaret Hukuku dersinin sınav komisyonunda yaşadığı not verme ikilemine

değinen Öksüz, disipliniyle tanınan hocası Melihat Kılıç ile yaşadığı diyaloğu paylaştı. Bir öğrencinin

hakkı olan 4 ile geçmesi gerekirken yaşanan tereddüdü pratik bir adalet anlayışıyla çözdüğünü

anlatan Öksüz, o anı şöyle aktardı:

"Hocam  Çocuk hakkıyla 4 alıyor ama içim razı gelmiyor, 5 vermek istiyorum veremiyorum' dedi.

Kağıdı aldım, kırmızı kalemle '4,5'tan 5' yazdım. Hocam ;Aman Ahmet ne yaptın, haksızlık oldu'

deyince; Haksızlık olmaz, bundan evvel 4 verdiğimiz herkesi 4,5'tan 5 yaparız, olur biter' dedim. Böyle

böyle yetiştik

Siyaset ve Hizmet Odaklı Belediye Başkanlığı Dönemi

Siyasi hayatı boyunca dürüstlükten taviz vermediğini belirten Öksüz, hizmet anlayışını açıklayan Öksüz

"Siyasete girdiğimiz dönemlerde bizim önceliğimiz her zaman dürüstlük ve halka hizmet oldu. Gerek

teşkilat çalışmalarında gerekse belediye başkanlığımız döneminde ;halka hizmet Hakk hizmettir

düsturunu şiar edindik. Bir şehrin sadece yollarını, binalarını inşa etmek yetmez; asıl önemli olan o

şehirde yaşayan insanların gönüllerini imar etmektir. Siyasetin geçici makamlar için değil, kalıcı

hizmetler ve hoş bir sadâ bırakmak için yapılması gerektiğine inanıyorum. Görev yaptığımız her

makamda adaletle hükmetmeye, kimsenin hakkını yememeye ve yedirmemeye gayret ettik. Bizim en

büyük sermayemiz arkamızda bıraktığımız temiz isimdir şeklinde konuştu.

Eğitimden Yerel Yönetime Uzanan Güven Öğrencilerime Güvendim, Kazandım

1984 mahalli idareler seçimlerinde Konya Belediye Başkanlığına adaylık sürecini anlatan Ahmet

Öksüz, bu göreve talip olurken en büyük sermayesinin 19 yıl boyunca Konya Ticaret Lisesi’nde

yetiştirdiği öğrenciler olduğunu vurguladı. Seçimi kazanacağına dair sarsılmaz bir inanç taşıdığını

belirten Öksüz, bu özgüvenin kaynağını şu sözlerle açıkladı:

Ben nasıl olsa kazanırım dedim. Niye bu kadar kendime güvendim? Söyleyeyim size; 19 yıl ben

oradan öğrenci mezun etmişim. Yetiştirdiğimiz öğrenciler Konya’nın ticaretine hakimdi. Ben o

öğrencilerime güvendim de kazanırım diyordum

Rövanş Değil, Liyakat Dönemi: "Nefsime Yenilmedim;

Mazbatayı alıp göreve başladıktan sonra sergilediği tutumla "örnek teşkil etmeyi" amaçladığını ifade

eden Öksüz, geçmişte sert tartışmalar yaşadığı ve seçimde rakibini destekleyen bir zabıta müdürüyle

çalışmaya devam etme kararını paylaştı. Kişisel meseleleri kamu hizmetine yansıtmadığını belirten

Öksüz, yönetim felsefesini şöyle özetledi:

Bu zabıta müdürü arkadaşım karşımdaki adayı tutuyordu, hemşerisiydi; haklıydı. Ben seçimi

kazandım, o müdür orada... En ufak bir tepki göstermedim. Çünkü arkadaş dürüst, görevine sadık bir

müdür. Geldiğim gün görevden alamaz mıydım? O yetki bendeydi ama o zaman nefsime yenilirdim.

Ben görevden almadım, devam ettim."

"Sağcıymış, Solcuymuş Beni İlgilendirmeyebilir"

Belediye kadrolarını liyakat süzgecinden geçirdiğini anlatan Ahmet Öksüz, sadece siyasi görüşü

nedeniyle pasifize edilen teknik personeli yeniden hizmete kazandırdığını belirtti. Kurumdaki tek

inşaat yüksek mühendisinin müracaat biriminde bekletildiğini fark edince duruma müdahale ettiğini

söyleyen Öksüz, hizmet odaklı bakış açısını şu çarpıcı cümleyle dile getirdi:

İnşaat yüksek mühendisi arkadaş müracaatta duruyor. Niye? 'E bu arkadaş sağcı değil ya...' kardeşim,

bana ne sağcısından solcusundan? Ben hizmet için geldim. Bu adam hizmetini doğru dürüst yapıyorsa

ben bundan istifade ederim."

Yönetimde "Yeminli" Taahhüt: Rüşvete Karşı İmzalı Söz

Yönetim kadrosunda dürüstlüğü bir kurum kültürü haline getirmek için başkan yardımcılarına yazılı

bir taahhüt imzalattığını açıklayan Öksüz, bu belgenin içeriğini ve amacını şu şekilde aktardı:

"Başkan yardımcılarına bir dosya kağıdı aldım, yazdırdım: 'Belediyede görevimi yaparken dürüst

çalışacağıma, vatandaşa hizmet edeceğime, rüşvet almayacağıma ve alanla mücadele edeceğime

namusum, şerefim üzerine yemin ederim.' Bunu imzaladılar. 3 bin personelin her birinin arkasına

adam mı koyacağım? Eğer bir çürüklük varsa ceremesini onlar çekecek."

Konyaspor’un Tarihi Dönüşümü: İhtilal Döneminden Dünya Şampiyonluğuna

Konyaspor’un kuruluş ve yükseliş sürecine dair bilinmeyen detayları paylaşan Ahmet Öksüz, kulübün

modern kimliğinin 12 Eylül dönemindeki zorunlu birleşmeyle şekillendiğini anlattı. Şehrin iki köklü

kulübü olan Konya İdman Yurdu ve Konya Gençlerbirliği’nin, dönemin askeri yönetimi tarafından

birleştirildiğini belirten Öksüz, bu sürecin sanıldığı kadar kolay olmadığını ifade etti. İdman Yurdu’nun

"varlıklı kesimin", Gençlerbirliği’nin ise "esnaf ve muhacirlerin" takımı olması nedeniyle yaşanan

direncin, dönemin idari baskılarıyla aşıldığını; neticede Gençlerbirliği’nin amblemi olan çift başlı

kartal ile İdman Yurdu’nun yeşil-beyaz renklerinin Konyaspor çatısı altında buluştuğunu aktardı.

Sahada "Tavuklu" Strateji ve Başkanlık Süreci

Ahmet Öksüz, Konyaspor’un şampiyonluk yolundaki kritik bir maçında yaşanan ve yıllardır şehir

efsanesi gibi anlatılan "sahaya tavuk salınması" olayına açıklık getirdi. Diğer maçların sonuçlarını takip

edebilmek amacıyla maçın başlama saatini geciktirmek için başvurulan bu yöntemi doğrulayan Öksüz,

şu ifadeleri kullandı:

"Şampiyonluğa yakınız... Bizim maç biraz geç başlasın ki diğerlerinden durumu görelim diye çare

arıyorlar. Kim yaptıysa stadyumun ortasına tavukları salmışlar. Maç saati geldi ama sahada tavuklar

var. ‘Vali Kemal Katıtaş bize Sahaya tavuk salın dedi, saldık’ dediler. Doğru. Ben sadece hatırladığımı

söylüyorum."

Konyaspor Defteri: "Şehrin Sahibi Benim Dedim ve Aldım"

Kulübün yönetimsel krize girdiği ve idari boşluğun yaşandığı bir dönemde sorumluluk alışını anlatan

Öksüz, dönemin Valisi Kemal Katıtaş ile aralarında geçen diyaloğu paylaştı. Konyaspor yönetiminin

istifa ederek kulüp defterlerini valiliğe bırakması üzerine inisiyatif aldığını belirten Öksüz, süreci şöyle

özetledi:

"Vali Bey beni makama çağırdı, 'Reis bey sıkıntıdayım, yönetim defteri bana verdi ve ne yaparsan yap

dediler' dedi. Ertesi gün Başbakan Turgut Özal Konya’ya gelecekti; Vali Bey 'Yarın bu gençler durmaz,

Özal gelince olay çıkarırlar' diye endişeliydi. Ben de 'Ver defterleri bana, Konyaspor’un başkanı benim;

bu şehrin sahibi benim' dedim. Defteri koltuğumun altına aldım ve başkanlığı öyle devraldım. Seçimle

değil, bu şekilde göreve geldik."

Liyakatle Gelen Başarı: Özkan Sümer ve Dünya Şampiyonluğu

Başkanlığı devraldıktan sonra "liyakat ve ekip" anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayan Öksüz, teknik

direktörlük koltuğuna Türk futbolunun efsane ismi Özkan Sümer’i getirdiklerini hatırlattı. Bu

profesyonel yapılanmanın meyvelerini kısa sürede verdiğini belirten Öksüz, Konyaspor’un o dönem

şampiyonluğa ulaştığını, belediyenin genç takımının ise 1989 yılında Dünya Şampiyonu olarak tarihi

bir başarıya imza attığını ifade etti.

Konya’nın Kültürel Dokusu ve Vefa Anlayışı

Konya’nın bir okul niteliğinde olduğunu ve şehre olan vefa borcunu dile getiren Öksüz, şunları söyledi:

"Konya, içinde barındırdığı manevi iklimle ve yetiştirdiği insanlarla gerçek bir vefa şehridir. Bu şehirde

doğup büyümek, burada hizmet etmek bizim için bir onurdur. Şehrin kültürel mirasına sahip çıkmak,

onu gelecek nesillere bozmadan aktarmak hepimizin boynunun borcudur. Yazarlar Birliği gibi

kurumların bu tür programlarla şehrin hafızasını taze tutması, geçmişle gelecek arasında köprü

kurması takdire şayandır. Bizler bu topraklara olan borcumuzu ancak çok çalışarak, kültürel

değerlerimizi koruyarak ve dürüst kalarak ödeyebiliriz. Konya sevgisi bizim ruhumuza işlenmiştir ve bu

sevgiyle hizmet etmeye devam edeceğiz."

TYB Konya Şubesi Başkan Yardımcısı ve Konyalı Onlar programı Koordinatörü Prof. Dr. Nuri Şimşekler

program sonrası yaptığı değerlendirmede siyasette vefa ve objektiflik olmadığını belirterek “ama bir

kültür ve edebiyat tarihçisi olarak şunu iyi biliyorum ki tarih hem vefalıdır hem de objektiftir. Bugün

ne yaptığımız değil bu yapılanın gelecekte tarih sahnesinde objektif bir değerlendirme ile neler ifade

edeceği ve öneminin ne olduğunu hesap ederek icraatlar yapmanın bilincinde olarak çalışmalar

yapmanın önemini kavrayabilmektir” dedi, TYB Konya Şubesinin vefalı ve kadirşinas çalışmalarına da

teşekkür ederek Ahmet Öksüz’ün Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Konyaspor Başkanlığı

döneminde ulusal bir gazetenin Konya temsilcisi olduğunu ve çalışmalarını yakından bildiği Başkan

Ahmet Öksüz’e bir Konyalı ve Konyasporlu olarak teşekkürlerini dile getirdi.

Programın sonunda, konuşmacı Ahmet Öksüz’e günün anısına TYB Konya Şube Başkanı Ahmet

Köseoğlu tarafından “Katılım Beratı” ve TYB Konya Şubesi yayınlarından oluşan bir kitap seti takdim

edildi. Ailesi, tanıdıkları, eski öğrencileri ve beraber çalıştığı insanların da söz alarak Ahmet Öksüz ile

ilgili anılarını paylaştığı program, davetlilerle birlikte çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.

  • Beğen
YORUM YAZIN