Sanat terapisi demans riskini azaltıyor…
12.05.2025 - 22:16 | Son Güncelleme: 2025-05-12 22:23
Ergoterapinin çalışma alanları, kişilerin günlük yaşamındaki aktivitelerin bütününü kapsıyor.

         

Sanat terapisi demans riskini azaltıyor…

Ergoterapi ile hayattaki farkındalığın artırılması hedefleniyor

Ergoterapinin çalışma alanları, kişilerin günlük yaşamındaki aktivitelerin bütününü kapsıyor. Ergoterapistlerin ihtiyaç duyduklarında sanat terapisine başvurabildiklerini belirten uzmanlar, bu sayede ergoterapistlerin kişinin aktiviteye katılımı artırmayı, hayatındaki farklılıkları artırmayı, sağlığı iyileştirmeyi ve olumsuz deneyimlerinin etkisini azaltmayı hedeflediklerini ifade ediyor. Öğr. Gör. İsa Kör, sanat terapisinin yaşlı bireylerde demans geliştirme riskini azalttığını vurgularken kukla ve boya gibi araçların da olumlu etkiler sağladığına dikkat çekti.

Dünya Ergoterapistleri Federasyonu WFOT (World Federation of Occupational Therapists) öncülüğünde her yıl 27 Ekim Dünya Ergoterapi Günü olarak kutlanıyor.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümü Öğr. Gör. İsa Kör, sanat terapisi ve ergoterapinin uyumlu ilişkisinden ve sağladıkları faydalardan bahsetti

Aktiviteler azalınca kişinin rolleri kayboluyor

Ergoterapinin çalışma alanlarının kişilerin günlük yaşamındaki aktivitelerinin bütününü kapsadığını belirten ergoterapist İsa Kör, “Ergoterapiyi bireyin kendine bakım, çalışma, boş zaman ve oyuna aktif katılımı olarak tanımlayabiliriz. Buna ek olarak aktivite ise insanların kendileri ile ilgilenmek, hayattan zevk almak, sosyal ve ekonomik ortamlara katkıda bulunmak gibi kendine uğraş edindiği her şey olarak tanımlanabilir. Bireylerin hayatta bir rolü vardır. Roller ise her yaşta ve her ortam değişiminde farklılık gösterebilir. Sağlığın bozulmasıyla kişinin aktivitelere katılımında azalmalar görülebiliyor. Aktivite katılımındaki düşüş ise kişinin hayatındaki rollerin kaybolmasına neden olabiliyor. Rollerin kaybolması, kişiyi hayattaki beklentilerinde değişliklere sürüklerken kişide aktivitedeki kayıplara bağlı olarak sağlığın kötüye gitmesiyle ilgili yıkımlar görülebiliyor. Birey hayatta kendini değersiz hissetme, birisine bağımlı olarak yaşama, günlük aktivitelerini yerine getirememe, yatağa bağımlı yaşama gibi durumlarla karşılaşabiliyor.” dedi.

İlk hedef psikolojik rahatsızlığı olan kişiler…

Ergoterapist İsa Kör, ergoterapistlerin kişideki olumsuz deneyimlerin etkisini azaltmak için aktiviteye katılımı artırmak, kişinin hayatındaki farklılıkları artırmak, rutinler oluşturmak, sağlığı iyileştirmeyi teşvik etmek, iyi olma halini sağlamak için sanat terapisine başvurabildiklerini söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:

“Sanat terapisini kişinin duygu ve düşüncelerini ifade etmenin sözel olmayan, sanatsal yaratım sürecinde terapötik ve yaşamı zenginleştirmesi fikrine dayandırabiliriz. Sanat terapisinin hedefi ilk başta psikolojik rahatsızlığı olan kişilerdir. Sonrasında bu terapinin popülasyonu çocuklar, ergenler, yaşlılar, öğrenme ve uyum zorluğu yaşayan bireyler, otizm spektrum bozukluğu, istismar geçmişinin bulunması, kayıp veya doğal afet yaşayanlar gibi günlük yaşamda güçlükleri bulunan bireylere genişledi. Sanat terapisi, stresle veya öz farkındalıkla mücadele eden ve kişisel zorluklara yol açan baskıya sahip kişileri destekler. Günümüzde sanat terapisi sadece terapötik yaklaşım olarak değil aynı zamanda bireylerin veya grupların potansiyellerini keşfedip bazı sosyal sorunları çözdüğü gelişimsel uygulama olarak ele alabilir. Bu noktada sanat terapi ile ergoterapinin özel gereksinimli bireyleri desteklenmesinde ortak çalışmaları dikkat çekiyor.”

Terapide kukla önemli bir araç

Sanat terapisinde kullanılan araçlardan birinin de kuklalar olduğunu belirten ergoterapist İsa Kör, “Kukla sanat terapisinde metaforik bir ifadedir. Ergoterapist görüşmelerinde sözel dili kullanmakta güçlük çeken çocuklarla çizim, kil kalıplama ve kolay yapma gibi yollarla etkileşim kurmak sadece terapist için değil çocuk içinde eğlenceli bir seçenektir. Bunun yanında doğrudan konuşmak yerine kukla kullanımı çocuğun konuşmadan daha az düşmanca ve tehdit edici düşüncelerine kapılmasına destek olabilir.” ifadelerini kullandı.

Boyalar olumlu etki yaratabiliyor

Sanat çalışmalarında kurşun kalem, boya kalemleri, kolaj malzemeler, pullar, fırça, kil ve sulu, yağlı, pastel boyalar gibi malzemelerin kullanılabildiğini belirten ergoterapist İsa Kör, “Malzemelerin kullanımına bağlı olarak içeride oluşturulmaya çalışılan ahenk kişinin dışa vurumu olarak ifade edilebilir. Boyaların ayrıca travmatik olaylardan sonra uzun süreli hafızada olumlu etkisiyle ilgili yapılan çalışmalar mevcut. Özellikle akışkan yapıdaki boyaların bireyde gevşeme ve meditatif deneyimleri teşvik ettiği gözlemlendi. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuklarla çalışmalar yaparken kullanılan boyalar ve kilin çocuğun öz düzenleme, kendini kontrolde tutma, planlama gibi yürütücü işlevlerini geliştirmede önemli etkileri olduğu tespit edildi. Ergoterapistin sanat çalışmalarına yer vermesi bireyin zamanı verimli, anlamlı ve değerli kullanmasına olanak sağlayabilir.” diye konuştu.

 

 

 

  • Beğen
YORUM YAZIN