Tarım Ve Orman Bakanı Yumaklı: “TOPLAM BÜYÜKLÜĞÜ 1,6 MİLYON HEKTAR OLAN 6 BİN 418 ADET SULAK ALAN, ULUSAL SULAK ALAN YÖNETİM BİLGİ SİSTEMİNE KAYIT EDİLDİ"
“RAMSAR SÖZLEŞMESİ İLE KORUNAN 14 ALAN DIŞINDA 59'U ULUSAL ÖNEME VE 47'Sİ MAHALLİ ÖNEME HAİZ SULAK ALAN OLMAK ÜZERE TOPLAM 120 ADET SULAK ALAN İLAN EDİLEREK KORUMA ALTINA ALINDI"
“DKMP GENEL MÜDÜRLÜĞÜNCE 1999 YILINDAN BU YANA 76 ADET SULAK ALANIN YÖNETİM PLANI HAZIRLANDI"
“55 SULAK ALAN, HALKIMIZIN FAYDALANABİLECEĞİ BİRER EKOTURİZM MERKEZİ HALİNE GETİRİLDİ"
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yağmur ormanlarından sonra biyolojik açıdan en üretken ekosistemler olan sulak alanların korunması için yoğun çaba harcadıklarını belirterek, toplam büyüklüğü 1,6 milyon hektar olan 6 bin 148 adet sulak alanın Ulusal Sulak Alan Bilgi Sistemi'ne (SAYBİS) kayıt edildiğini bildirdi.
Yumaklı, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün (DKMP) sulak alanların korunması için gerçekleştirdiği faaliyetlere ilişkin bilgi verdi.
Yağmur ormanlarından sonra biyolojik açıdan en üretken ekosistemler olan sulak alanların gerek ekolojik dengenin sağlanmasında gerekse biyolojik çeşitliliğin korunmasında taşıdıkları öneme dikkati çeken Yumaklı, bu alanların birçok fonksiyonlara sahip olduğunu aktardı.
Bakan Yumaklı, sulak alanların başlıca fonksiyonlarını içme suyu sağlama, taşkın kontrolü, yeraltı sularının beslenmesi, sediman ve besin depolama, iklim değişikliğinin kontrolü, doğal arıtma, tarım, hayvancılık, balıkçılık, saz kesimi, turizm, ulusal güvenlik, kültürel kullanım ve rekreasyonel alanlar olarak sıraladı. Yine bu alanların yeraltı sularını beslediğinin, taban suyunu dengelediğinin, sel sularını depoladığının, taşkınları kontrol ettiğinin ve kıyılarda deniz suyunun girişini önleyerek bölgenin su rejimini düzenlediğinin altını çizen Yumaklı, şu ifadeleri kullandı:
“Sulak alanlar, bulundukları yörede nem oranını yükselterek, başta yağış ve sıcaklık olmak üzere yerel iklim elemanları üzerinde olumlu etki yapar, yöredeki tarımsal üretimin kalite ve miktar olarak arttırılmasına fayda sağlar. Bu bakımdan, sulak alanların korunması ve geliştirilmesi, halkımıza yeterli su arzını sağlamak için gerekli en mühim sorumluluklarımızdan birisidir. Bu görevi yerine getirebilmek için Türkiye, Sulak Alanların Korunması Sözleşmesine (Ramsar Sözleşmesi) 1994 yılında taraf olmuş ve 30 yıllık süreçte toplam büyüklüğü 184 bin 487 hektar olan 14 sulak alanını (Sultan Sazlığı, Seyfe Gölü, Burdur Gölü, Manyas (Kuş) Gölü ve Göksu Deltası, Akyatan Lagünü, Kızılırmak Deltası, Uluabat Gölü ve Gediz Deltası, Yumurtalık Lagünü, Meke Gölü, Kızören Obruğu, Kuyucuk Gölü ve Nemrut Kalderası) sözleşme listesine Ramsar Alanı olarak dahil etmiştir."