NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu Basın Mensupları İle Bir Araya Geldi
11.02.2026 - 22:05 | Son Güncelleme: 2026-02-11 22:07
Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, her yıl geleneksel olarak düzenlenen ‘Basın Buluşması’ programında basın mensupları ile bir araya geldi.

NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu Basın Mensupları İle Bir Araya Geldi

Rektör Zorlu: “NEÜ Olarak Hayatın Her Alanında Varız”

Rektör Zorlu: “Dünyada İlk 500 Sözümüzü Tuttuk”

Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, her yıl geleneksel olarak düzenlenen ‘Basın Buluşması’ programında basın mensupları ile bir araya geldi.

Bu yıl “Hayatın içinde, yenilik peşinde bir üniversite” sloganıyla Köyceğiz Yerleşkesi Ahmet Keleşoğlu Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen programa NEÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Birekul, Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu ve Prof. Dr. Hidayet Oğuz, NEÜ Genel Sekreteri Dr. Rahim Çimen, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Konya Bölge Müdürü Tuncay Karabulut, Basın İlan Kurumu Konya Bölge Müdürü Halil İbrahim Parlak, rektör danışmanları, akademisyenler, daire başkanları ve çok sayıda basın mensubu katıldı.

Necmettin Erbakan Üniversitesi olarak hayatın her alanında yer aldıklarını ifade eden Rektör Prof. Dr. Cem Zorlu, “Bu nedenle bu yılki basın buluşmamızın sloganı “Hayatın içinde, yenilik peşinde bir üniversite”. Takkeli Dağ’a gidin, bizi görürsünüz, Gevale’de, Çatalhöyük’te, Listra’da. Mevlana’dan, geleneksel sanatlara, Kubbe-i Hadra’dan Türk müziğine, gastronomi faaliyetlerinden Selçuklu Sultanları’na kadar şehirdeki kültür sanat faaliyetlerinde bizi görürsünüz. Sokakta bir hasta nakil aracımızı, sanayide ve tarlada hocalarımızı görürsünüz. TEKNOFEST’te, savunma sanayinde, dünyanın en saygın akademi sıralamalarında bizi görürsünüz. İvriz’de, Mersin’de, Özbekistan’da, Balkanlarda, Çad'da, Konya'dan, ülkenin ve dünyanın birçok noktasına uzandığımızı görürsünüz. Bilimsel üretimi toplumsal faydaya dönüştüren girişimlerimiz vesilesiyle şehirle ve dünyayla güçlü bir bağ kurduğumuzu görürsünüz. Hayatın içinde, yenilikler peşinde bir üniversite olmaya gayret ettik ve etmeye de devam ediyoruz” dedi.

NEÜ, Bilgiyi Hayatla Buluşturan Üniversite İdealinin Karşılığıdır

Üniversitelerin, toplumu dışarıdan, kendi fanusundan izleyen bir gözlemci değil, toplumun damarlarında dolaşan; acıyı, dönüşümü ve umudu birlikte yaşayan canlı organizmalar olduğunu aktaran Rektör Prof. Dr. Cem Zorlu, “İnsana temas etmeyen, çevreye nefes olmayan ve toplumsal sancılara derman üretmeyen bilgi; kadim geleneğimizin ifadesiyle, faydasız ilimden öteye geçemez. Necmettin Erbakan Üniversitesi olarak 2019–2025 yılları arasında yürüttüğümüz tüm kurumsal, akademik ve toplumsal çalışmalar; bu anlayışın, yani bilgiyi hayatla buluşturan üniversite idealinin karşılığıdır. Bu dönem; somut yatırımlarla güçlenen, akademik üretimde belirgin bir ivme yakalayan ve kurumsal kapasitesini sistemli biçimde inşa eden bir dönüşüm sürecini ifade etmektedir. Bugün Necmettin Erbakan Üniversitesi, tanımlı süreçleri, işleyen organizasyon yapısı ve net sorumluluk alanlarıyla kendi kendini yönetebilen güçlü bir kurumsal yapıya kavuşmuştur” diye konuştu.

Bulunduğumuz Makamlar Milletin Bizlere Verdiği Emanetlerdir

Konuşmasının geri kalan bölümünde Rektörlük görevinde bulunduğu 2019 yılından günümüze kadar ki çalışmalarını anlatan Rektör Prof. Dr. Cem Zorlu, “Göreve geldiğimizde ilk önce üniversitemiz için durum tespiti yaptık. Fiziki, akademik ve öğrenci olarak ne durumdayız onu ortaya koyduk. Durum tespitini doğru yapmazsanız, hedeflerinizi çok net koyamazsınız. 2010 yılında kurulan genç bir üniversiteyiz. Kurulduğumuzda, ulusal ve uluslararası ölçekte performansın, üretkenliğin ve görünürlüğün çok sayıda göstergeyle değerlendirildiği yoğun bir rekabet ekosisteminin içine dâhil olduk. Yani bu durum şu soruyu sorduruyor; Ülkemizde çoktan yol almış köklü üniversitelerle nasıl rekabet edeceksiniz? Fiziki anlamda çok ciddi eksiklerimiz vardı. İlk önce neler yapabileceğimizi ortaya koyduk. Planlamalarımızı yaptık ve çalışmaya başladık. Müteşebbis bir Türk ruhu ile heyecanla, çok hızlı karar ve aksiyon almalarla, belirli bir planlama dahilinde duygusal reflekslerden uzak adil ilkelere dayanarak maksimum seviyede çalışmaya gayret ettik. Bu noktada asla kararlı olmaktan vazgeçmedik. Hamdolsun şu an geldiğimiz nokta bu çalışma gayretimizin bir ürünüdür. Kurumsallaşmayı tamamladık. Bu süreç içerisinde tempomuzu asla kaybetmedik. Yönetici arkadaşlara, atandıkları dönemlerindeki heyecanları ile son güne kadar devam etmek zorunda olduklarını her zaman söylerim. Çünkü bulunduğumuz makamlar milletin bizlere verdiği emanetlerdir” ifadelerini kullandı.

2019-2025 Yılları Arasında Kapalı Alanda Yüzde 40 Artış

2019-2025 yılları arasında üniversitenin yaşadığı fiziki dönüşümden de bahseden Prof. Dr. Zorlu, “Görevde bulunduğumuz süreç içerisinde üniversitemizde çok ciddi seviyede fiziki dönüşüm yaptık. Sadece devlet kaynaklarını kullanmadık. Doğru ve güçlü ilişkiler kurarak hayırseverlerimizden kaynaklar temin ettik; şu an basın buluşmamızı gerçekleştirdiğimiz kütüphanemiz de dâhil olmak üzere önemli bir alanda fiziki dönüşüm sağladık. Rektörlük binamızı âtıl bir durumda teslim aldık ve çok prestijli bir yer haline getirdik. Rektörlük binasına ve simülasyon merkezine kira ödüyorduk. Bu kiralardan kurtularak bu günkü rakamlarla yaklaşık 100 milyon lira tasarrufta bulunduk. Buradan Ahmet ve Nezahat Keleşoğlu Vakfı’na teşekkür ediyorum. Bizlerden desteklerini hiçbir zaman esirgemediler. Ahmet Keleşoğlu İlahiyat Fakültesi ve Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi dış cephesini yaptılar. Diş Hekimliği Fakültesi bizim zamanımızda ihale edildi. Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi daha önce ihale edilmişti bizim zamanımızda ikmal edildi. Laboratuvarlar bizim zamanımızda bitirildi. Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından Fera Kafe, NEVA Vakfı binasının tadilatı ve Tıp Fakültesi Hastanemizin otopark genişletilmesi yapıldı. Nezahat Keleşoğlu Sağlık Bilimleri Fakültesi, Ahmet Keleşoğlu Kütüphanesi, Ereğli Sağlık Hizmetleri MYO, Emine Rasim Çalışkan Uygulama Anaokulu, Ereğli Psikolojik Danışmanlık Merkezi, Selçuk Ecza Uygulama ve Araştırma Laboratuvarı, Konya’nın yüz akı KOS Teknik Bilimler MYO, Sağlık Şehitleri Parkı, Çocuk Hastanesi, Barista Kafe, Diş Hekimliği Fakültesi Kantini, Tıp Fakültesi Kantini, alt ve üst yapının bir kısmı bizim dönemimizde yapıldı. Veteriner Fakültesi ve Ereğli Ziraat Fakültesi vekilliğim döneminde bir hayırsever tarafından yaptırıldı ve son hale biz getirdik. Seydişehir Kamil Akkanat Sağlık Bilimleri Fakültesi’nin çalışmaları daha önce başlamıştı, biz açtık. 2019-2025 yılları arasında kapalı alanda yüzde 40 artış sağlanmış, bu artışın yüzde 53’ü hayırseverlerden sağlanmıştır” şeklinde konuştu.

Yayıncılık Sektöründe Bir Marka Haline Geldik

Yayıncılık sektöründe bir marka haline gelen Necmettin Erbakan Üniversitesi Yayınları (NEU PRESS) hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Zorlu, “Bilimsel Yayınlar Koordinatörlüğü’nün bünyesinde 2020 yılında kurulan NEU Press, günümüze kadar 505 eser çıkardı. 2019’da 7 olan dergi sayısını 32’ye çıkardık. Bu dergilerimizden 7’si ise Web of Science ve Scopus’ta taranıyor, 2’si ise Q1’de yayınlanıyor. Şu an ulaştığımız marka değeri sonucunda Londra, Frankfurt, Meksika, Pekin, Polonya ve Abu Dabi gibi 12 farklı uluslararası fuarda yer aldık. Bu fuarlar dünyaca kabul görmüş yayıncılık fuarları. Satış fuarları değil. Bu fuarlarda yayıncılar tanışıyorlar ve telif satıyorlar. 30’dan fazla telif sattık. Üniversite yayıncılığı genelde zarar eder diye bilinir. Bu nedenle de üniversiteler yayıncılık yapmazlar. Türkiye’de ilk kez Necmettin Erbakan Üniversitesinin yayınevi NEU Press para kazanmıştır ve kazanmaya da devam edecektir. Bunun yanında çocuk yayıncılığına da başlayarak NEU Press Kids’i kurduk. Eserler akademik olarak desteklenen bir yayın politikasıyla ortaya çıkıyor. Pedagojik anlamda inceleniyor. Bu alanda da marka olacağız inşallah. Yayıncılık yaz okulu artık geleneksel hale geldi. Bu işler ya İstanbul’da ya da Ankara’da yapılırdı ama yayıncılığın merkezi Konya’ya taşındı. Bu konuda Büyükşehir Belediyesi ile birlikte hareket ediyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı da büyük destek veriyor. Her sene yayıncılık okulu Konya’da yapılıyor ve genç yayıncılar çıkarıyoruz. Necmettin Erbakan Üniversitesi, son 7-8 yıl içerisinde marka değerine ulaşmış çok sayıda projeyi Konya’ya kazandırdı. Bunlar artık Konya’nın” dedi.

Dünyada İlk 500 Sözümüzü Tuttuk

“Kaliteyi sadece hedef koyarak artırabilirsiniz” diyerek Necmettin Erbakan Üniversitesinin geldiği seviyeyi aktaran Rektör Prof. Dr. Zorlu, “Göreve geldiğim ilk dönemde bu üniversiteyi merhum Necmettin Erbakan’ın adına yaraşır hale getirmeyi hedeflediğimi söylemiştim. Necmettin Erbakan Üniversitesini dünyada ilk 500 üniversite arasına sokacağımızı söylemiştik. Ranking kuruluşları arasında en muteber ve popüler olan Times Higher Education (THE) sıralamalarında 2019-2020 yıllarında ismimiz dahi yoktu. Tarama kapsamına dahi giremiyorduk. Genç bir üniversite olduğumuz için 50 yaş ve daha genç olan üniversitelerin değerlendirildiği THE Genç Üniversiteler sıralaması bizim için çok daha önemliydi. Türkiye’deki 208 üniversitenin yüzde 92’si bu kategoride yer alıyor. Dünya’da ise bu yüzde 60’larda. Hangi seviye ile yarıştığımız daha net anlaşılsın diye bu rakamları veriyorum. 2022’de 401-500 bandına girdiğimiz bu sıralamada, şu an 251-300 bandındayız. Biz bu sözümüzü yerine getirdik. Bunu ben yapmadım, hepimiz yaptık. Biz yöneticiler sadece planladık, irade koyduk ve sabırla takibi gerçekleştirdik. Stanford Üniversitesi tarafından her yıl “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi” yayınlanıyor. Üniversitedeki eğitim ve akademik kalitenin artmasının en önemli göstergesi olması nedeniyle bizim için bu liste çok önemli. 2020 yılında 5 akademisyen ile girdiğimiz bu listede, 2025 yılı itibariyle 23 akademisyenimiz yer alıyor. Akademisyenler aynı akademisyenler. Ben sadece içlerindeki canavarı ortaya çıkardım. Huzurlu çalışma ortamı, hedefler ve akademik atama kriterlerinin artırılması bu başarıları bizlere getirdi. Akademi kriterlerini 2019 yılında artırmaya başladığımda akademisyenlerimiz şikayetlerde bulundular. O dönemde arkadaşlarımıza, önümüzde 2 yol var. Necmettin Erbakan Üniversitesi ya Anadolu’da kendi kendine yeten sıradan bir üniversite olacak ya da Türkiye’de bilinen, tanınan, standardı ve marka değeri yüksek bir üniversite haline gelecekti. Ben ikincisini tercih edeceğim dedim. 2 yıl da bir kriterlerde güncellemeler yapıyoruz. Akademisyenlerimiz de bu yüksek tempoya alıştı. Şikayetler bitti. Üretim kanalları açıldı. 2026 yılı atama kriterlerimiz, diğer üniversitelerle kıyas ettiğimizde zorluk derecesinde 4’üncü sırada olmasına rağmen, bu kriterleri sağlayamadığı için ayrılan akademisyen sayımız 3-5’i geçmiyor. 2 bin 500’ün üzerinde akademisyenin olduğu bir üniversitede bu sayılar, kriterlerin sağladığı enerji ve güç ile kıyaslandığında söz konusu bile değil. Ayrıca 2025 yılında Yükseköğretim Kurulu değerlendirme raporu yayınladı. 7 farklı kategoride değerlendirdi. Bu 7 farklı kategorinin hepsinde Türkiye’de ilk 20’de yer aldık. Başarılı akademisyenleri ödüllendirmek, teşvik etmek ve motivasyonu artırmak amacıyla Necmettin Erbakan Üniversitesi Akademi Ödüllerini düzenliyoruz. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 500 bin lira değerinde altın dağıttık. Taltif etmek ve ödüller vermek teşvik ediyor. Akademisyenlerimiz arasında büyük bir yarış var. Eğitimde dijitalleşmeye çok önem veriyoruz. Bu kapsamda Büyük Veri Koordinatörlüğü’nü kurduk. Akademisyenlerimizin tüm çalışmalarını buradan takip edebiliyoruz” şeklinde konuştu.

NEÜ’de Akademisyenler Kadro Atama Stresi Yaşamaz

Necmettin Erbakan Üniversitesinde akademisyenlerin kadro atama stresi yaşamadığını da aktaran Prof. Dr. Zorlu, “Belki de Türkiye'de kadrosunu takip etmeden atama alan akademisyenlerin olduğu tek üniversite burasıdır. Benim kadrom ne oldu? Ne olacak? Atanacak mıyım, atanamayacak mıyım? Kimse bu stresi yaşamaz. Bizim sistemimizde kimse araya girmez, şartlar sağlanıyorsa istisnasız herkesin atamasını gerçekleştiririz. Bu dönemde 288 yeni akademisyeni kadromuza kattık. 95’i Tıp Fakültesinde göreve başladı. Tıp Fakültemiz gençleşti. Bu alımları öğrenci sayısı arttı diye yapmadık. Öğrenci sayımız artmadı. Daha önceki basın toplantılarımda 40 bin öğrenci sayısının fazla olduğunu, kaliteli üniversitelerde bu kadar öğrencinin olmadığını ifade etmiştim. İstenilen rakamlara doğru öğrenci sayımızda azalmalar yaşanıyor. Öğrenci başına düşen hoca sayısının artması demek kalitenin de artması demektir” dedi.

BİTAM’ın çalışmaları hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Cem Zorlu şunları söyledi: “HAVELSAN, ASELSAN, TUSAŞ gibi önemli devlet kurumlarıyla beraber çalışıyoruz. BİTAM şu anda Türkiye’de marka değerine ulaştı, para kazanıyor. Önemli kuruluşlardan gelen analiz taleplerini karşılayarak önemli bir kazanç sağlıyor. BAP bizim çok önemli araştırma kaynaklarımızdan birisi. BAP Bütçesi 2019 yılında 16 milyon TL iken, 2025 yılında 131 milyon TL’ye yükseldi.”

Ahmet Keleşoğlu Kütüphanesi, Türkiye’deki Nadir Kütüphanelerden

Basın toplantısının gerçekleştirildiği Ahmet Keleşoğlu Kütüphanesi’nin Türkiye'nin önemli büyük kütüphanelerinden olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Cem Zorlu, “İçinde bulunduğumuz kütüphanemiz çok önemli. Ben teknolojik olarak, mimari proje itibarıyla da Türkiye'de sanırım en iyisi diyebileceğimiz bir noktada olduğunu düşünüyorum. 27 bin 500 metrekare alana sahip. Çok devasa bir yapı, bugünkü parayla milyarlara mal oldu. Ahmet ve Nezahat Keleşoğlu Vakfı’na ve Vakıf Başkanı Sonay Bey’e huzurlarınızda bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. 155 bin basılı kitap var, bu sayı 1 milyona çıkabilir, o kapasitemiz mevcut. Veri tabanları yeni yılda 28’e çıkarıldı. Veri tabanlarında erişilen kitap sayısı; 2019’da 22 bin 500 iken şu anda bu rakam 3 milyon 126 bine ulaştı. Mevlâna ile ilgili tüm basılı ve elektronik kaynaklar burada bulunacak. İnşallah Necmettin Erbakan hocamızla ilgili bütün kaynakları kütüphanemize kazandırmayı düşünüyoruz. Dışarıdan gelecek araştırmacılara da açık kütüphanemiz. Ayrıca 3 farklı ses seviyesine uygun; sesli, sessiz ve fısıltılı çalışma ortamlarına sahip, Türkiye’deki nadir kütüphanelerden” şeklinde konuştu.

Üniversiteler için akreditasyonun çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Cem Zorlu, “Akredite olmuş birimden mezun olan öğrencilerimizin diploması uluslararası alanda geçerli. Şu anda yüzde 10 oranında birimimiz akredite oldu. Akreditasyon için harekete geçen pek çok birim var. Bunların da sonuçlarını birkaç sene içerisinde alıp neredeyse bütün üniversitenin programlarını akredite olmuş hale getirmek istiyoruz” dedi.

Yurtdışına Yapılan Ziyaretler Üniversitenin Bilinirliğini Artırdı

Üniversitenin uluslararasılaşma stratejisi ve çalışmaları hakkında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Zorlu, “Uluslararasılaşma başlığı bizim açımızdan çok önemli. Uluslararasılaşma hedefiniz varsa gezmezseniz olmuyor arkadaşlar. Bir söz vardır; gezen tilki yatan aslandan evladır. Ben burada otururken bizim buraya gelen rektör sayısı kaç tane biliyor musunuz? Bir elin parmaklarına geçmez. Genelde yurt dışından ilişki kurmak isteyenler büyük şehirlere gidiyor, Konya'ya gelmiyorlar. THE sıralamalarındaki yükselişimizin temel nedenlerinden biri tanınırlık. Ben göreve geldiğimde bin 600 civarında uluslararası öğrenci vardı. Türkiye’de uluslararası öğrenci sayısı azalmasına rağmen bizde 102 farklı ülkeden 2 bin 279 öğrenciye yükseldi. Bu, gidip ilişki kurduğunuzda mümkün. Erasmus KA131 AB ülkeleri proje hibe desteği bütçemiz yüzde 85 arttı. Türkiye'de şu anda üniversiteler arasında 13. sıradayız. KA171 AB dışı ülkeler proje hibe desteğinde yüzde bin 912 artış yaşanmış, müthiş bir performans. Bu alanda ise Türkiye’de 19. sıradayız. Neredeyse her ay dışarıdan birtakım öğrenciler ya da hocalar ağırlıyoruz. Bizler yurtdışına çıkıyor, üniversitelerle görüşmeler yapıyoruz. Oturduğunuz yerde kimse ziyaret etmiyor, gelmiyor. Yurtdışına yaptığımız ziyaretler sayesinde bilinir hale geldik. Yunanistan'dan, Hırvatistan'dan, Kosova’dan 15'er tane genci ağırladık. Bunlar Konya'yı tanıyorlar, Türkleri tanıyorlar. Yunanistan'dan, Hırvatistan’dan Türkçe bilen öğrenciler geldi. Her gittiğim yerde Türkçe bölümü varsa 15 öğrenciyi davet ediyoruz. Her şey bize ait, devlet kurumlarımız da bu konuda destek veriyor” dedi.

KOSB MYO’da Mezun Olunduğunda Hemen İş Bulunan 7 Bölüm

Ortak Eğitim Modeli ve aday mühendislik hakkında konuşan Rektör Prof. Dr. Zorlu, “Konya Sanayi Odası ile birlikte kurduğumuz KOSB MYO’nun Türkiye'de benzeri çok az. Dört bölümle başladık. CNC operatörlüğünü ilk kez biz açtık. Döküm, kaynak, otomasyon, sonra hidroliği ilk kez biz açtık. Şimdi yapay zekâ ve büyük veri ile devam ediyoruz. Mezun olunduğunda hemen iş bulunan 7 bölümden bahsediyoruz. Mühendislik alanlarından daha yüksek puanla öğrenci alıyor. Basın sektörünün talepleri çerçevesinde halkla ilişkiler, radyo televizyon sinema ve grafik öğrencileri için de aday öğrenci uygulaması bu sene inşallah başlayacak. Programları revize ediyoruz. Öğrenciler son sene tamamen sahada olacak. Mezun olduğu andan itibaren tecrübe kazanmış, iş hayatına hazır öğrenciler yetiştirmek temel gayemiz. Hepsi bizim evladımız. İnşallah bu bölümleri de bu sene aktif hale getireceğiz. Yapay zeka, eğitim-öğretimde kaçınılmaz bir noktaya geldi. Bu konuda hassasiyetle çalışıyoruz. Yapay zekayı yapay zekayla kontrol etmeye çalışıyoruz. Yine eğitim öğretime nasıl monte edebiliriz? Bundan sonra öğretmenin fonksiyonu ne? Bilginin fonksiyonu ne? Öğretmene ne kadar ihtiyaç olacak? Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor” şeklinde konuştu.

Yaklaşık 4 Milyon Lira Burs

Necmettin Erbakan Üniversitesi Geliştirme Vakfı’nın (NEVA) çalışmaları hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Zorlu, “NEVA çok büyük işler yapıyor. Geçen sene yaklaşık 500 bin lira sadece hocalara vermiştik. Bu sene burs olarak vereceğimiz miktar 4 milyon liraya yakın. Toplamda 12 tane, dünyanın farklı yerlerinden kendi bölgelerinde başarılı olmuş öğrencilere 12 ay boyunca aylık 12 bin lira burs veriyoruz. 2021'de tohum atılmıştı bugün geldiği nokta ortada. Maarif Vakfı, YTB ile yaptığımız protokoller çerçevesinde Maarif Vakfı’nın başarılı öğrencilerini alıyoruz. Bu öğrencilerin hepsi Konya'nın tanıtım elçisidir. Hepsi döndüklerinde büyük bir ihtimalle siyasetçi, bürokrat ve iş adamı olacak. Konya'dan övgüyle bahsedecekler” ifadelerini kullandı.

TİBAM’da Türkiye’de İlk Defa Kullanılan Sistemlerle Üretim Yapılıyor

Tıbbi ve Kozmetik Bitkiler Uygulama ve Araştırma Merkezinde (TİBAM) Türkiye’de ilk defa kullanılan sistemlerle ürünler geliştirdiklerini aktaran Prof. Dr. Cem Zorlu şu şekilde konuştu: “Süperkritik karbondioksit ekstraksiyon sistemiyle bitkilerden ekstraktlar elde ediyor, mikroenkapsülasyon yapıyoruz. Bu iki sistem de Türkiye'de kullanılmıyor. Süperkritik karbondioksit ekstraksiyon sistemi ile bitkinin içerisindeki ekstraktı en faydalı şekilde maksimum derece elde ediyoruz. Benim açımdan önemli olan ikinci husus ise, mikroenkapsülasyon sistemi. Özellikle midede parçalandığında ağızdan gelen, çörek otu yağı gibi bitkiler için önemli. Mikroenkapsülasyon midede çözülmeyi engelliyor. Dolayısıyla faydalı bölümlerin mide enzimleri tarafından tahrip edilmesi engelleniyor Doğrudan bağırsaklarda emilim gerçekleşiyor. Bu iki tane sistem ile 10 ürün elde ettik. Çörek otu yağı, keten tohumu yağı, susam yağı, menengiç yağı, kabak çekirdeği yağı, aspir yağı, haşhaş yağı, tatlı badem yağı, ısırgan tohumu, kayısı çekirdeği yağı da üretilen ürünlerimiz arasında. Ayrıca kuşburnu, kayısı çekirdeği ve üzüm çekirdeği kremi var. Kremler için Sağlık Bakanlığında ruhsatlama dönemi devam ediyor. Tamamen doğal içerikli, kısa süre içerisinde emiliyor. Herhangi bir problem yok. Tüm bu ürünleri satışa çıkaracağız. İnşallah en kısa zamanda, vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız” diye konuştu.

Üniversiteler arasında alanında Türkiye’nin en büyük ve en donanımlı Çalgı Yapım, Bakım ve Onarım Atölyesi’nin NEÜ’de yer aldığını söyleyen Prof. Dr. Zorlu, “Türk sanat musikisine ait bütün çalgı aletleri üretiyor, tamiratını yapıyor ve bundan para kazanıyoruz. Ayrıca Üniversitemiz Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Ses Kayıt ve Müzikle Terapi Stüdyosu projemiz devam ediyor. Güncel makamlarla farklı hastalıkların tedavisi, insan beyninde müziklerin ne tür etki yaptığı konusunda projeler bu sene sonunda inşallah bitecek. Sonuçları kamuoyu ile paylaşacağız” dedi.

Paydaşlarla Yürütülen Projeler

Rektör Prof. Dr. Cem Zorlu konuşmasını şu şekilde bitirdi: “Milli Teknoloji Atölyesi, TÜBİTAK desteğiyle 30 milyon liralık hibe aldığımız bir atölye, şu anda kuruldu. Türkiye'deki teknoloji alanındaki çalışmalara ciddi anlamda katkı sağlayacak. Hemen hemen bütün belediyelerimizle ortak projelerimiz var. Alzheimer Merkezinde Karatay Belediyesi ile, SEDEP’te Selçuklu Belediyesi ve Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile, DOSD’da Meram Belediyesi ve SOBE’de Selçuklu Belediyesi ile çalışmalarımız var. Sosyal İnovasyon Ajansı (SİA), bizim kendi buluşumuz, fikri bize ait hatta ilk olarak biz kendi bünyemizde mekân vermiştik. Sonra işler büyüyüp çalışmalar artınca Konya Büyükşehir Belediyesi bunu farklı bir yere taşıdı. Toplumun içinde var olmaya, yenilikleri ve ilkleri gerçekleştirmeye devam edeceğiz.”

Rektör Prof. Dr. Cem Zorlu’nun ardından Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hidayet Oğuz, Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu ve Prof. Dr. Mehmet Birekul; BİTAM, akreditasyon ve kalite çalışmaları ile TRAUM ve NEÜ Plus hakkında detaylı bilgiler verdi.

BİTAM, Türkiye’de Akredite Olmuş Sayılı Uygulama ve Araştırma Merkezleri Arasında

Türkiye’de akredite olmuş sayılı uygulama ve araştırma merkezleri arasında yer alan, TSE Belgeli Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (BİTAM) hakkında bilgi veren Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hidayet Oğuz, “BİTAM kurulmadan önce fakülte ya da akademisyen düzeyinde araştırmalar yapılması maksadıyla cihazlar alınıyordu. Bu cihazın kullanımı ya o bölüme ya da akademisyene ait oluyordu. Bu cihazların tüm üniversitenin kullanımına açmak amacıyla merkez laboratuvar olan BİTAM’ı kurduk. Tüm analiz cihazlarını burada topladık. Projelerin büyük bir çoğunluğu BİTAM’da yürütülüyor. Bugüne kadar 91 proje yürütüldü. Toplam bütçesi ise 8.5 milyon Euro. Hem Konya hem de Türkiye sanayisine hitap eden bir yapısı var. Konya sanayisinden talep geldiği takdirde burada ileri düzey analizler gerçekleştirilmektedir. Ayrıca analiz sonuçlarına göre danışmanlık hizmetleri de veriyoruz. Savunma sanayisine, sağlık, gıda ve çevre sektörlerine hizmet sağlıyoruz” dedi.

Kurumsallaşma Sürecini Önemli Ölçüde Oturtmuş Bir Kurumuz

NEÜ’nün akreditasyon ve kalite çalışmaları hakkında detaylı bilgiler veren NEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu ise, “Bizler kurumsallaşma sürecini önemli ölçüde oturtmuş bir kurum olmanın mutluluğu ve heyecanını paylaşıyoruz. Özellikle bunun bir göstergesi olarak sürdürülebilir, şeffaf, hesap verebilir yönetim anlayışının bir tezahürü olarak geleneksel hale getirmiş olduğumuz Basın Buluşmalarını da bunun en önemli örneklerinden biri olarak bugün tekrar yaşıyoruz. 2019 yılından sonra Rektör Hocamızın liderliğiyle 2. ve 3. stratejik plan dönemlerinde bilinçli bir şekilde ayağa yere basacak bir düzlem içerisinde önce iç kalite güvenlik sistemini oturtup ardından YÖKAK’ın bizzat belirlemiş olduğu takvim çerçevesinde bu akreditasyon programları ile ilgili sertifikasyon gündemlerimizi oluşturduk ve Türkiye'de çok az sayıda yükseköğretim kurumunun göstereceği tarzda bir performansla çok hızlı bir şekilde başlangıçta sıfır olan akredite program sayısını çok kısa bir süre içerisinde 15'e çıkarmış olduk. Bu noktada Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültemizden 9, Ereğli Eğitim Fakültemizden 2, Hemşirelik Fakültesi programımız, Diş Hekimliği Fakültesi programımız ve Tıp Fakültesi programımız dahil olmak üzere çok önemli alanlarda artık program akreditasyonu aldığımızı gururla ifade etmek isteriz. Bu arada mevcut rüzgarla beraber çok yakın zamanda bu sayının katlanarak artacağı müjdesini vermek isteriz. Diğer taraftan kurumsal akreditasyon kavramı üniversitelerin ana rolü olan eğitim, öğretim, araştırma, geliştirme, toplumsal katkı seviyelerinde güçlü liderlikle bu işi nasıl yoğurduğu, kimlerle planladığı, nasıl bir plan üzerine hareket ettiği, bu planı işleyişi nasıl denetlediği, nasıl uyarlamalar yaptığı ve bu dinamik süreci nasıl yönettiğine dair yine YÖKAK’ın belirlediği birtakım ölçütlerle değerlendirilir. Bu noktada da yine YÖKAK takvimine uygun bir şekilde 2025 yılı içerisinde üniversitemiz için yapılan değerlendirmenin nihai kararının açıklanması aşamasındayız. Normalde ocak ayı içerisinde yapılması planlanan YÖKAK tarafından açıklamanın mart ayına alındığını biliyoruz. Dolayısıyla aslında bu basın toplantısında bunun müjdesini de vermek isteriz. Kurumsal akreditasyonu almış bir üniversite olarak, mart ayında açıklanacak kararı sizlere şimdiden mart ayının müjdesi olarak ifade etmek isterim” diye konuştu.

TRAUM ve NEÜ Plus

TRAUM ve NEÜ Plus hakkında bilgiler veren NEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Birekul ise şu şekilde konuştu: “NEÜ Plus platformu, okul dışı öğrenme diye ifade edilen ve giderek hem ülkemizde hem yurt dışında, okulun dışındaki öğrenmelerin, okul içi öğrenmelerin etkisini artırmak amacıyla kurulmuş platformları ifade ediyor. Ve biz bu anlamda NEÜ Plus başlığı altında altı merkez kurduk ve bunları işletiyoruz. Örneğin NEP 4.2 diye bir platformumuz var. Burada gönüllü hocalarımız, öğrencilerimize video dersler çekerek, derslerin dışında bunları izleyip bilgi almalarıyla ilgili bir platformu sağlıyorlar. Bunun yanında yine NEREİD dediğimiz, öğrencilerin proje süreçlerini nasıl geliştirecekleri ilgili bir merkezimiz var. Yine NEÜM dediğimiz, NEÜ mezunlarıyla mevcut öğrencilerin dijital olarak bir araya gelebildikleri bir platformu da hayata geçirmiş olduk. Bu merkezlerin içerisinde en önemlilerinden bir tanesi de NESEF ismini verdiğimiz sosyal transkript. Biz bu uygulamayı dijital platform üzerinden yapıyoruz. Burada öğrencilerimiz dışarıda katılmış oldukları herhangi bir etkinliği, tiyatroyu, sergiyi, bilimsel toplantıyı sisteme girdiklerinde, mezun olurken kendisine öğrencilik hayatı boyunca yapmış olduğu sosyal faaliyetlerin bir transkriptini takdim ediyoruz. Özellikle yurt dışındaki üniversitelere kabulde sadece diplomanız ve not transkriptiniz değil sosyal transkriptiniz de çok etkili ve önemli. Dolayısıyla biz resmi bir şekilde öğrencilerimizin yapmış oldukları tüm okul dışı faaliyetlerini belgeleyerek onlara mezuniyetlerinde bir sosyal transkript olarak takdim ediyoruz. Bunun dışında öğrencilerin kendi aralarında sağlıklı ve sosyal iletişim kurabilmeleri amacıyla NEÜ REYON sosyal medya platformunu kurduk. Ayrıca talep edilen konularda, ücretli sertifika programlarının sunulduğu NEÜSEM öğrenme platformumuz var. Burada hem öğretim üyelerimiz hem öğrencilerimiz bu sertifika programlarına katılıp e-devletten sertifikalarını alabiliyorlar. Bütün bunları NEÜ Plus başlığı altında, okul dışı öğrenme platformu olarak kurgulamış oluyoruz. Travma Uygulama ve Araştırma Merkezimizde ise kurulmasının üzerinden henüz 2 yıl geçmesine rağmen çok hızlı bir şekilde kurgusunu tamamladığımız örnek merkezlerden bir tanesi. Dünyada örnekleri var ama Türkiye'de ilk olarak Necmettin Erbakan Üniversitesi kurdu ve şu anda tek. Hayatın içinde yer alan merkezimizde travmaya maruz kalan, travma sonrasındaki stres bozukluğu yaşayan bireylere danışma hizmetleri veriyoruz. Halkımıza, öğrencilerimize de bu danışma hizmetlerini sağlıyoruz. Burada sanal terapi odalarımız, oyun terapi odalarımız, psikodrama odalarımız, aynalı odalarımız var. İstihdam ettiğimiz iki psikoloğumuzla danışma hizmeti veriyoruz. Özellikle psikolojik araştırmalarda, sosyal araştırmalarda yeni teknolojiler yurt dışında giderek yaygınlaşıyor. Yani sadece sizin uyguladığınız belli testler, anketler, mülakatlar değil, bunun yanında özellikle nörobilimi kullanan enstrümanlar çok daha revaçta. Merkezimizde de bu anlamda gerekli teknolojik cihazlarımız mevcut. Bu cihazların yardımıyla hem terapilerimizi yapıyoruz hem de araştırmaları ve buradan çıkacak yayınları daha kaliteli hale getiriyoruz. Örneğin bir deprem travması yaşayan bireye sanal gerçeklikteki oluşturduğumuz deprem senaryosuyla travmasını atlatmasına yardımcı oluyoruz. Bu anlamda ciddi Avrupa Birliği ve yurt dışı çalışmaları devam ediyor. Hatta yurt dışından merkezimizde kısa süreli çalışmak için talepler var. Geçen sene Macaristan'dan bir araştırmacı psikolog merkezimizde 3 ay çalışma yaptı. Bu anlamda hem hayatın içinde hem de yenilik peşinde örnek bir merkez olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz.”

 

 

  • Beğen
YORUM YAZIN