PARA psikoloji
10.01.2021 - 13:24

SEMA KAVAK

SEMA KAVAK

PARA psikoloji

Temas ettiği her şeyden olumlu ya da olumsuz olarak etkilenen ve bunun sonucunda duygu durumunda ve yaşantısında değişiklere uğrayan insanoğlu şimdilerde tüm dünyayı etkisi altına alan ekonomik krizle karşı karşıya…

Bir tarafta kriz, bir tarafta da MASLOWun ihtiyaçlar hiyerarşi… buna göre insanın giderilmeyi bekleyen en önemli ve temel basamağı fizyolojik ihtiyaçlar olarak belirtilmektedir. Bu ihtiyaçlar, insanın yaşamını devam ettirebilmesinin kaynağı olarak görülürken, bunun giderilmesi de maddi kaynaklara bağlı.

Peki maddi kaynaklar yetersiz ve ihtiyaçlar tam olarak giderilememeye başladığında ne olacak… Bireysel ve toplumsal sorunlar yaşanmaya başlayacak. İhtiyaçlar giderilemediğinde insanların çoğunlukla verdiği depresyon tepkilerinin yerini daha çok öfke kontrolsüzleri alacak. Tabi bunun ana kaynağı da krize, hazırlıksız yakalanmak ve panikle tepki vermektir. Özellikle haberlerde aktarılan bilginin, şekli ve içeriği ile doğru orantılı kaygılar yaşanır. Bu kaygılar bazen kontrol edilemez hal alır ve kaygı bozukluğu tanısıyla karşı karşıya kalınır.

Öfke ve kaygı ile yaşamına giren kriz, ilişkilerde bozulmalar yaşatır. Evlilikler sarsılabilir, çocuklarla lan ilişkide daha kontrolcü daha baskıcı tavırlar takınılabilir. Böylece aradaki sevgi ve güven bağı zedelenir ki insanın yaşamını sürdürmede temel fizyolojik ihtiyaçların hemen ardından güvenlik ve sosyal ihtiyaçlar gelir.

 Bunların da giderilmemesi ya da giderilememesi, kişinin alışık olmadığı tutum ve davranışlar içine girmesine neden olabilir. Sorunun kaynağı kendimiz olduğumuzda ve sorunun kaynağı bir başkası olduğunda çözü arayışlarımız ve yöntemlerimiz farklılaşır ancak duyguları çok yoğun yaşadığımızda kendimize zarar ve başka kişi ve nesneye zarar verme eğilimi artar.

Özellikle kişisel ekonomik krizlerde; işten çıkarılma, gelirde azalma, çalışma koşullarının değişmesi gibi durumlarda depresyona eşlik öden öfke nöbetlerine çoğunlukla başka insanlar maruz kalabilirken; herkesin etkilendiği bir kriz ortamında insanların patlamaya hazır bir bomba gibi etrafta dolaşması, tahammül, anlayış hoşgörü gibi kavramların azaldığı, özellikle toplumsal kullanıma sunulmuş her şeye karşı yakıcı yıkıcı bir tavır sergilenmesi, bir çeşit Vandalizm artığı görülmektedir.

Peki krizden etkilenmemek mümkün mü? İnsan sosyal bir varlıktır ve bu sosyalliği ile çevresinde olup biteni gözlemleme anlama dinleme çabası geliştirmiştir. O yüzden çevresinde olup bitenlere karşı tepkisiz ya da duyarsız kalması mümkün değildir. Ancak kendisine en az zarar verecek düzeyde etkilenmeyi sağlayabilirler.

Onun için de, maddi imkanlara bağlı olmayan, iç kaynakları güçlendirmek, ilişkilere yatırım yapmak, spor faaliyetlerini artırmak, kapitalist sistemin ihtiyaç olarak sunduğu isteklerden uzaklaşmak kısa sürede sağlıklı bir çözüm olur. Bir adım ötesinde de yaşanılanın sadece bana özele olmadığını, herkesin aynı şeyleri yaşadığını düşünmek ve sıkça kendimize hatırlatmak, yi hissetmemize neden olacaktır.

  • Beğen
YORUM YAZIN