
Paylaş-Ma
“O her bulduğun duvar ya da kapıya sırtını dayayıp poz vermek için harcadığın zamanı çocuğuna, eşine, sevgiline, işine, dostlarına ve en önemlisi sorunlarına ayırmış olsaydın emin ol ortada şikayet konun kalmazdı.”
Herkes bir sosyal medya fenomeni olma yolunda ilerliyor. Bu durum aslında içsel yalnızlığın bir yansıması mı yoksa o yaparsa ben de yaparım duygusunun devreye girdiği içsel bir ego savaşı mı olduğu tartışıla dururken bir de günümüzde yeni para kazanma aracı olarak karşımızda. Ünlü olan kişilerin bile özel hayatlarının deşifre olması şahsen beni çok rahatsız eden bir durumdu. Kişiyi ünlü yapan; sesi, görseli, yazdıkları, çizdikleri, sanatsal yeteneği her ne ise o alanda yapmış olduğu çalışmalarla karşımızda olmasından yanaydım.
Ancak bırakın ünlü olanların her anından haberdar olmamızı, herkesin hayatından haberdar olmaya başladık. İşte sorun da burada başlıyor aslında… Kişi kendi iradesiyle yaşamını deşifre etmek isteyebilir. Bunun üstünden para kazanmaya da başlayabilir. Bu bir seçimdir. Bir yere kadar eleştirebilir bir yerden sonra bizlere susmak düşer.
Ancak kendi iradesini devreye sokamayan çocuğunu, çocuğunun mahremini neden paylaşırsın, kendi popülistliğine neden alet ederisin… sana bunu yaptırtan duygunu kontrol etmelisin çünkü bu hem bireysel hem de toplumsal sorumluluğun. Ayrıca özel hayatın gizliliği, mahremiyeti, gizemi yok oluyor. Bir başkasının sahip olduğu ama kendisi Herkes bir sosyal medya fenomeni olma yolunda ilerliyor.
Bu durum aslında içsel yalnızlığın bir yansıması mı yoksa o yaparsa ben de yaparım duygusunun devreye girdiği içsel bir ego savaşı mı olduğu tartışıla dururken bir de günümüzde yeni para kazanma aracı olarak karşımızda. Ünlü olan kişilerin bile özel hayatlarının deşifre olması şahsen beni çok rahatsız eden bir durumdu. Kişiyi ünlü yapan; sesi, görseli, yazdıkları, çizdikleri, sanatsal yeteneği her ne ise o alanda yapmış olduğu çalışmalarla karşımızda olmasından yanaydım. Ancak bırakın ünlü olanların her anından haberdar olmamızı, herkesin hayatından haberdar olmaya başladık. İşte sorun da burada başlıyor aslında…
işi kendi iradesiyle yaşamını deşifre etmek isteyebilir. Bunun üstünden para kazanmaya da başlayabilir. Bu bir seçimdir. Bir yere kadar eleştirebilir bir yerden sonra bizlere susmak düşer. Ancak kendi iradesini devreye sokamayan çocuğunu, çocuğunun mahremini neden paylaşırsın, kendi popülistliğine neden alet ederisin… sana bunu yaptırtan duygunu kontrol etmelisin çünkü bu hem bireysel hem de toplumsal sorumluluğun.
Ayrıca özel hayatın gizliliği, mahremiyeti, gizemi yok oluyor. Bir başkasının sahip olduğu ama kendisi nin olamadığı bir hayata özenerek, ilişkisine hayatına kıstaslar getiriyor. Sonu gelmeyen istekler silsilesinde ile özel hayatında mutsuzluklar ve sorunlar başlıyor. Özetle birebir ilişki kurmaktansa, iletişime geçmektense birbirinin hayatını sanal bir ortamdan izlemeyi tercih eden yalnız insan grupları haline geliyoruz ki bu yalnızlığımızı da takipçi sayılarımızla bertaraf ediyoruz.
Peki ne zamana kadar? En son dur noktası senin için ne olacak? Her zaman söylediğim gibi özümüze dönmekten yanayım. Sosyal medyayı, interneti ve gelişmeleri takip etmeyelim demiyorum. Ancak kendi adınıza bir kullanma ayarı yapıp belki fabrika ayarlarına dönmemiz en doğru tercihtir. Bunu çocuklarımız için yapmamız gerektiğine inanıyorum çünkü artık onlar için youtuber olmak, sosyal medya fenomeni olmak kolay elde edilebilir bir meslek görülmeye başladı. Bu işlerin özüne baktığınızda ise gördüğünüz şey zamanında bizler için çok zor olan bazı şeyleri yapmaktan, yapabilmekten geçiyor.
Teşhir etmek, hakaret etmek, küfür etmek, iftira atmak,… PAYLAŞ-MA “O her bulduğun duvar ya da kapıya sırtını dayayıp poz vermek için harcadığın zamanı çocuğuna, eşine, sevgiline, işine, dostlarına ve en önemlisi sorunlarına ayırmış olsaydın emin ol ortada şikayet konun kalmazdı.
” Sonuç olarak, çocuklarımıza doğru rol model olduğunuza inanıyorsanız ve yapmak istediğiniz şeyin gerçekten tam da bu olduğuna inanıyorsanız, inandığınız şeyi yapmaya devam edin… Ama değil diyorsanız, harekete geçin...