
Yılsonu Gösterileri Ve Mart Ayı
Mayıs ve Haziran ayları mezuniyetlerin ve yılsonu gösterilerinin telaşı ile geçiyor ki aslında bu telaş yaklaşık iki üç ay önceden başlıyor yani şimdiden Mart’tan… Peki bu kadar çaba neden? Okullar şaşalı gösterilerle adlarını duyurmuş oluyor. Öğretmenler ise hazırlamış oldukları gösteri ile kendi başarılarını ortaya koyduklarını düşünüyorlar.
Aileler ise biz bu okula gidiyoruz, bu öğretmene devam ediyoruz ve çocuğumun yılsonu gösterisi mükemmeldi diyebilmenin gururunu yaşayabiliyorlar… ya çocuk… Gösterilerin okul, öğretmen ve aile boyutu böyleyken ve herkes kendi açısından bakmaya devam ettikçe bu gösterilerin altında kalan maalesef çocuklar…
Çocukların takvim yaşları aynı olsa da gelişimsel özellikleri farklı… Kimi daha sosyal ve girişken iken kimileri daha içe kapanık olabilir. Kimisi akademik becerilerde daha iyiyken kimileri de sosyal becerilerde çok daha iyi olabilir.
Bu farklılıklar onları birbirinden daha üstün değil birbirlerinden ayıran temel özellikler olarak algılanmalı iken bu gösteriler her şeyi birbirine katma noktasında çok başarılı oluyorlar. Gösteriler çocukların yaşları algıları ve becerileri doğrultusunda hazırlanma- sı gerekirken; gösteriyi büyütmek için eğitimcileri ve okulu ön plana çıkarma kaygısı ile aylarca çocuklar üzerinde baskı kurarak defalarca yapılan prova- lar sonrası gelişimleriyle doğru orantılı olmayan mükemmel bir gösteri ile son buluyor…
Gerçekten de son buluyor mu acaba? TABİ Kİ HAYIR… Çocukların bilgi beceri ve duygusal gelişimlerinin dışın- da tiyatral drama etkinlikleri; kelime dağarcıklarının dışında süslü kelimeler ve daha niceleri… Ve her çocuğun duy- gusal sosyal gelişimi aynı olmadığı için o gösteriye çıkma isteğinin sorgulan- madığı ya da topluluk önünde konuşma sunum kaygısı yaratıp yaratmayacağı…
Yılsonu gösterisi elbet yapılsın ancak çocukların eğlenerek öğrendikleri ve birlikte yapmaktan mutlu oldukları
gösteriler olarak hazırlanmalı… Sahne- ye çıktıktan sonra gözleri koordinatör eğitimcide olmayan, sırasını bozan ço- cuğun zorla sıraya sokulma çabasıyla itilip kakılmanın yaşanmadığı gösteriler hazırlanmalı…Böylece çocuk için gös- teri arkadaşlarıyla birlikte eğlenerek birşeyler yapmak demek olmalı… Aileler için de onun çocuğu yaptı, yapamadı…
Benim çocuğum daha iyiydi ya da benim çocuğumun görevi daha önemliydi gibi anlamsız kaygıların söylemlerin olmadığı bir gösteri olmalı… Ancak okullar kadar aileler de böyle içsel bir savaşa girmekteler… Çocukla- rına okul kadar evde prova yaptıran ya da gösterideki rol için eğitimciye baskı kuran velilerin varlığı emin olun ki hiç de az değil ki bunlar gösteri öncesi yaşananlar…
Gösteri sırasında çocuğuna sahne önünde ya da oturduğu yerden rolü repliği hatırlatan anneleri, gösteri sonrasında neden unuttun! Ama sen evde daha güzel yapıyordun eleştirile- rini sunan anneler de aynı orandalar…
Böyle bir ortamda çocuktan ne bekliyoruz KAYGI… Bu kaygı çoğunlukla topluluk önünde konuşma yönünde oluşurken sürekli alınan eleştirilerle de özgüven kaybı yaşayabiliyor… Bir yılsonu gösterisi okul için öğretmen için aile için bu kadar önemliyken çocukta yaşanabilecek problemlerin bu kadar önemsiz olarak algılanması da yine bir eğitim zafiyetidir…
Çocuklarınız ise bir eğitim zayiidir.