
Herkes Her İşi Yapsın!
Son dönemde beni rahatsız eden bir konuyu paylaşmak istiyorum. Her yerde üniversite açıldı… ve üniversiteler diploma vermekten ibaret hale gelirken, bunu alanların da tek derdi bir diploma sahip olmak oldu…
Her kesimden aile, çocuğu okusun diye birçok çaba içine girdi, hükümette bunu destekledi ve harçları kaldırıldı. Bu özünde çok doğru bir hareketti ancak işin başı ile sonu her zaman ki gibi örtüşmemeye başladı.
Nasıl mı? Çocuk ‘Neyi okumak istedi ama neyi okudu‘ ile ‘Nereyi okumak istiyordu ama nereden mezun oldu’… o puan bir zamanlar hiç bir üniversiteye giriş için yetmezdi. Ama şimdi o puan ile diş hekimi olabildi, doktor olabildi, mühendis vb. olabildi.
Kadavra üzerinde çalışmadan, gerçek hasta şöyle dursun maketlerde tıbbi uygulama öğrenir oldular. Bunlar doktor olmak istiyordu oldu ve sonunda teorik bilgiyle bu işi yürütmeye başladılar. Başarısızlıklar hem hastanenin hem doktorun suçu oldu ama o diplomayı verenler ya da verdirenlerin olmadı…
Bir de öğretmen olmak isteyip de üniversitede bu bölümü okuyamayanlar var. Onlara da ne mi oldu; birkaç aylık sertifika ile alan birleştirme, değiştirme fırsatı ile öğretmen oldular. Unvan değiştirdiler.
Bu işin içine sosyoloji, felsefe bölümleri de dâhil oldu. Onlar da birkaç aylık sertifika programı ile psikolojik danışman gibi iş görür hale geldiler.
Daha da güzel neler mi oluyor. Artık para ile yüksek lisans yapıp, yine unvan değiştiriyorsunuz. Yani yıllarca edebiyat tarih vb. öğretmenlik yapmışsınız ancak özel eğitim yüksek lisansı yaparak, özel eğitim öğretmeni de olabiliyorsunuz.
Daha bitmedi bir dönem fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümünden mezun arkadaşların karşısına, beden eğitimi bölümünden mezun arkadaşları çıkardılar, onlar da anatomi biliyor diye.
Şimdilerde yeni bir akım var aile danışmanlığı diye… mezun olduğu alanda iş bulamayan ağzı iyi laf yapan ve çevresi olan birçok lisans mezunu bu işi yapar oldu yine sertifika ve paralı yüksek lisanslarla…
Yeterlilik ve yetkinliklerini kendi alanlarında çalışanların bile sorgulama ihtiyacı duyarken, alan dışı insanların başka alanlarda çalışmasını doğru bulmuyorum. Her şeyin bir genel geçer kriteri olmalı ki var. Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir meslek bu kadar rahat yapılabilir değil. Ne gerçekten meslek sahipleri mesleğine alanına sahip çıkıyor ne de insan sahip olduğu vasıflar doğrultusunda iş yapma ihtiyacı duyuyor. Bu bir şuursuzluktur ki salgın hastalık gibi yayılıp gidiyor. Hangi iş popüler, hangi iş iyi para getiriyor ve ben ne iş yapmak istiyorum dan ibaret oldu her şey… Hele hele insanın beden sağlığı, ruhsal sağlığı, aile hayatına ve eğitim öğretime temas eden meslekler ehil ellerde olması gerekirken.
Bugün siz bu duruşla yolunuza devam ederken, sizin aile fertleriniz ehil olmayan insanların eline düşebileceğini unutmayın… ihtiyaç dahilinde ulaşmanız gereken uzmanları araştırmadan, sorgulamadan hareket etmeyin lütfen. Her işi ve o işi yapan kişiyi sorgulayın. Sorgulamak size fayda verir. Eğer sorguladığınız şey doğru ise karşı tarafa da ekstra kazanç sağlar. Yoksa bu düzenin böyle devam etmesi mümkün değil.
O yüzden demem o dur ki, açılan her üniversite haberine çok da mutlu olmamalıyız… Çünkü verdiği eğitim ya da sonrasında ki iş imkanını öngörmemiz gerekiyor. Okumak istediğin ve yapmak istediğin işin ne olduğunu bilen bireyler yetiştirmeye çalışalım. Biz bu bilinçle sorguladıkça toplumsal yaşam kalitemiz artacak. Yoksa bazen teorik bilgiden bile yoksun diplomalı insanlarla yaşamak zorunda kalacağız.
Köprüden geçerken at değiştirmek zorunda kalan ve bunu bir yaşam felsefesi halline getiren bir toplum olmaya başladığımızın farkın damısınız? Bize ne oluyor? Neden oluyor? Lütfen düşünelim biraz… Herkes her işi yapsın, yapabilsin ama bu doğru duruş doğru niyet ve sağlam temelle olsun.
Sevgiyle kalın…
Sema KAVAK
Psikolog – Psikoterapist – Evlilik ve Çift Terapisti – Cinsel Terapist
www.semakavak.com