
İletişim mi dediniz?
Lütfen unutmayın, her şeyin başı iletişim. Kendinizi doğru ifade edebildiğinizce sürece anlaşılabilirsiniz, karşı tarafa söz hakkı tanıdığınız sürece saygı görürsünüz, anlamaya çalıştığınız sürece insansınız, dinlediğinizi anlayıp, anladığınız durumlarda karşı tarafa bunu hissettirdiğiniz sürece sevilirsiniz... İyi birer anne baba, iyi bir eş, iyi bir arkadaş, iyi bir patron, iyi bir çalışan olmak için henüz geç değil.
Sözlü, sözsüz, yazılı, içsel, vb. daha birçok çeşidi bulunsa da iletişim dediğimiz şeyin özü; ifade etmek istediğimiz düşünce durum ya da olgunun karşı tarafa olduğu gibi aktarılma işlemidir. Bu aktarım içeriği ve anlamı kaybolmadan karşı tarafa ulaşır ise iletişim gerçekleşir.
Bugün nasıl iletişemediğimizi paylaşmak istiyorum. Bu durum aile içinde başlıyor, iş yerinde, sosyal hayatta devam ediyor. İletişim için gerekli olan tüm etmenler ortamda var olmasına rağmen neden bir türlü sağlıklı etkili etkin bir iletişim sürecinin parçası olamıyoruz. Neden mi? Bencillik, ego yüksekliği, saygısızlık, kendini gerçekleştirememişlik, kıskançlık, ekonomik kriz, sevgisizlik, değersizlik vb. bir çok neden sayılabilir buna. Herkes herkesten şikayetçi ancak şikayet eden kişi de aynı eylemi başlatan oluveriyor bazen.
İş yeri, aile, evlilik ve çift danışmanlığında da gördüğümüz hep aynı şey... Anlaşılamamak... Bu kısır bir döngü halinde. Çocuklarını dinleyen ama anlamayan ebeveynler, çalışanlarını dinlemeyip anladığını ifade eden patronları ve en sonunda bir birini anlamayan ve dinlemeyen eşleri görüyoruz. Bizler doğru şeyi başlatmasak, asla doğru şeyleri daha sık görüyor olmayacağız.
Bugün çocuklarınızla, eşlerinizle, çalışanlarınızla, arkadaşlarınızla ve patronlarınızla doğru iletişimi başlatma zamanı. Bunun için önceliğimiz; önyargıları bir kenara bırakıp tarafsızca dinlemeye başlamak. ikincisi ise anladığınız şeyi söyleyip, "Bunu mu demek istedin" teyidini almak. Eğer değilse tekrar anlatması için fırsat vermek. Eğer bir şeyleri anlatmaya çalışan sizseniz; dikkat etmeniz gereken ilk ve en önemli şey; anlatmak istediğiniz şeyi doğru kelimelerle ifade ettiğinizden emin olmaktır.
Tabi bu kadar basit değil. Neden mi? Bunları yaparken beden dilinizi de doğru kullanmanız gerekiyor. Size bir şeyler anlatılırken siz başka şeylerle ilgileniyorsanız, göz teması kurmaktan kaçınıyorsanız, konuşmanın arasına sık sık girmeye çalışıyorsanız, elinizi kolunuzu mimiklerinizi "sen anlat anlat" gibi umarsız bir tavırla 'hı hı, evet" lerle destekliyorsanız, size bir şeyler anlatmaya çalışan kişinin saygısını yitirmekle kalmayıp öfkesiyle de karşı karşıya gelebilirsiniz. Çoğunlukla bu durum bir ilave farkla eşler aralarında yaşanır. Özellikle kadınlar dinlenmediklerini, anlaşılmadıklarını hissettiklerinde daha çok konuşmaya başlarlar, daha çok konuştukça da anlatmak istedikleri şeyden uzaklaşırlar. Saygı yitimi, öfke patlaması derken sevgisizlik bu duruma tuz biber oluverir.
Çocuklarımızla da durum pek farklı olmuyor aslında. Bizim çocuklarımızla kurduğumuz iletişim yöntemi, patronumuzun bizimle kurduğu iletişim şekliyle hemen hemen benzer bir yol içeriyor. Patron, patron olduğu için her şeyi bilen tecrübe sahibi ve bunun sonucunda bu makamı elde etmiş kişi olunca: baba ya da anneye, çocuğu karşısında yol gösteren, bunu yaparken emreden, öğüt veren, yargılayan, isim takan, uyaran bir kişilik halini alıverir. Bir gün önce patronundan şikayet eden anne baba, bir gün sonra çocuğunun karşısına, eleştirdiği kişi olarak çıkmayı ihmal etmemektedir.
Ama bizler her daim anlayışlı, dinleyen, anlatmak istediğini doğru anlatan insanlar olarak söylem birliğinin içerisindeyizdir. Bir birimize nasıl model olduğumuzu unutup, başkasından doğru modelleme yapmasını beklemek biraz haksızlık olmuyor mu???
Lütfen unutmayın, her şeyin başı iletişim. Kendinizi doğru ifade edebildiğinizce sürece anlaşılabilirsiniz, karşı tarafa söz hakkı tanıdığınız sürece saygı görürsünüz, anlamaya çalıştığınız sürece insansınız, dinlediğinizi anlayıp, anladığınız durumlarda karşı tarafa bunu hissettirdiğiniz sürece sevilirsiniz... İyi birer anne baba, iyi bir eş, iyi bir arkadaş, iyi bir patron, iyi bir çalışan olmak için henüz geç değil.
iletişimde kalın...